17 Haziran 2007 üniversiteye giriş sınavının yapılacağı gün. Bu sınava
girecek olanlar için çok önemli bir gün ve çok önemli saatler. Sınavdaki zaman dilimi içinde gösterilecek performans, kişinin hayatında çok önemli değişiklikleri
de meydana getirebilir.
Peki siz hayatınızda nasıl bir değişiklik
istiyorsunuz? Bu konuda hiç düşündünüz mü? Bu sınava girecek olanların
nelere dikkat etmesi gerekli, nasıl davranmaları gerekli ve sınava giren
kişiler düşündüklerinden daha iyi sonuçları alıp istedikleri fakülte
ve bölüme girebilirler mi?
Neden üniversite sınavına giriliyor veya neden üniversiteye gitmek
gerekli veya gerekli mi? Evet, Türk eğitim sisteminde bir meslek sahibi
olabilmek için üniversitede bir fakülte veya yüksek okulda öğrenim görmek
ve bu bölümün diplomasını almak gerekiyor. Daha sonra master ve doktora
gibi bilimsel çalışmaların yapıldığı çeşitli konularda uzmanlaşabilmekte
mümkün. Doktora derecesi aldıktan sonra üniversitede çalışmaya başlayıp
araştırma görevlisi, yardımcı doçent, doçent ve profesör olunuyor.
Master, Doktora derecesi ve doçentlikte bir tez üzerinde bilimsel araştırma
yapmak ve üzerinde çalışılan konuya yeni katkılar yapabilmek ve tezi jüri
önünde savunmak ve tezi kabul ettirmek gerekiyor.
O zaman üniversiteye girebilmek çok önemli. Ayrıca üniversite eğitimi
içinde yaşanacak sosyal hayat, öğrenilecek bilgiler kişinin gelecekteki
yaşam şeklini de belirleyecektir.
Bir kuruluşta ve bir iş yerinde yönetici konumuna gelebilmek için üniversite
eğitimi görmek artık şart gibidir. Giderek küçülen dünyada bunları
gerçekleştirebilmek için bir veya birkaç yabancı dil de bilmek
gerekiyor artık.
Şimdi bütün bunları gerçekleştirebilmek ÖSS sınavında istediğiniz
sonuca uygun puan alabilmek. Bunu nasıl gerçekleştirebiliriz? Bunun için
nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine dair bilgileri aktarmaya başlamak
gerekiyor.
ÖSSyi kazanabilmek için kaynaklarınız neler, bunları bir gözden geçirelim.
Mezun olduğunuz lise, başarılı olduğunuz dersler, test çözme
konusundaki yeteneklerinizi ve hızınız. Bunlar sizin kaynaklarınız aslında.
Bu kaynaklarınızı geliştirmek için geçirdiğiniz hazırlık dönemi de
çok önemli. Üniversite sınavına nasıl hazırlandınız ve bu sınava
hazırlanırken kendinize zaman mekan boyutunda koyduğunuz hedefler
nelerdi? Şimdi bunların farkına varmanızı istiyorum.
Kaynaklarınızı inceledikten sonra, gelelim girmek istediğiniz fakülteye
veya yüksek okula. Öğrenilmesi gereken şeylerden en önemlisi girmek
istediğiniz bölümü belirlemeniz. Bunu belirlerken hem kaynaklarınızı
ve hem de deneme sınavlarında aldığınız sonuçların da beyninizin bir
köşesinde şimdilik durması gerekiyor.
Kaynaklarınız yeterli ise, doksan sorudan 88ini çözüyorsanız ve üniversite
imtihanında da çözebileceğiniz konusunda inancınız tam ise, üniversite,
fakülte ve bölüm belirlemenize gerek olmadığıdır. Zira alacağınız
puanlar sizin istediğiniz yere zaten girmenizi sağlayacaktır.
Hayatımızdaki en fazla önemsememiz gereken şey her içerikteki fırsat
ve seçeneklerimizin sayısının fazla olmasıdır. Fırsat ve seçeneklerimizin
fazla olması durumunda yapacağımız seçimler yaşadığımız dünyayı
yönetmemizi kolaylaştıracak ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlayacaktır.
Üniversite sınavına da bu açıdan bakılması gerekli diye düşünüyorum.
Sınavda alacağınız puanlar fırsat ve seçeneklerinizi arttıracak sonuçları
da beraberinde getiriyorsa üniversite sınavından bir korku ya da
tedirginlik duymanız gerekmeyecektir.
Kaynaklarınız üniversite sınavı içeriğinde sınırlı ise uygulamanız
gereken strateji farklılaşacaktır. Almayı düşündüğünüz puan ile
almak istediğiniz puan arasında büyük fark var ise bu doğal olarak siz
de korku ve tedirginlik yaratacak düşündüğünüz puanı da almanızı
engelleyebilecektir. Bu sebeple almayı düşündüğünüz puanın ve
girmek istediğiniz bölümün belirlenmesi, böyle bir içerikte başarı
oranınızı arttıracaktır. Korku ve tedirginlikten uzaklaşmak için yapılması
gereken şey boşlukların bütünüyle doldurulmasıdır, sınav içeriğinde.
Soru çözmedeki performansınızı kendinizin ölçmesi ve bu hızın arttırılması
için yapacağınız çalışmaları kendiniz organize etmeye başlayın. Hızınız
artarken verdiğiniz cevaplarda doğruluk oranlarının aynı kalması veya
artması, hedeflerinizi daha da geliştirebileceğinizi kolaylıkla gösterebilir.
Soru çözme hızınızı arttırabilmek için yapmanız gerekli olan tek şey
ise kendinizi iyi hissetmeniz ve hızınızı doğru cevaplarla çözebileceğinize
inanmanız.
Yarın güneşin doğacağına inanıyor musunuz? Sorusu ile karşılaştığınızda
gözünüzün önüne gelen görüntünün nerede olduğunu dikkat edin. Bu
görüntü ile zihinsel olarak aynı yerde bütün soruları çözebilir
halde ve istediğiniz üniversitenin istediğiniz bölümüne Ekim 2002 yılında
öğretime başlar vaziyette kendinizi hayal edebiliyorsanız veya bu durumu
görselleştirebiliyorsanız, istediğiniz sonucu gerçekleştirmeniz çok
kolaylaşacaktır.
Son olarak bahsedilmesi gereken şey, üniversite sınavı sırasında
duygusal durumu nasıl yönetmeniz gerektiğine dair bilgilerdir. Üniversite
sınavının başlangıcından sonuna kadar duygusal durumunuzu aynı
seviyede tutabilir misiniz?, bir soruya takılıp kendinizi kötü hissettiğinizde,
hemen yeniden duygusal durumunuzu değiştirerek kendiniz iyi hissedebilir
misiniz? Bunu yapabilir hale geldiğinizde sınavın iyi geçmesi ve istediğiniz
veya istediğinizden daha fazla puan almanız mümkün olabilir mi? Bu
sorulara evet cevabını vermenizi isterim, aslına bakarsanız. Bu mümkün
değil dediğinizde bunun gerçekleşmesi de pek mümkün olmayacaktır.
Şimdi herhangi bir sınav içeriğinde kendinizi iyi, güvenli, hızlı
soru çözer halde yaşadığınız bir tecrübeyi hatırlayın. Bu tecrübenizi
geçmişte yaşarken gördükleriniz, duyduklarınız, dokunduklarınız,
kokladıklarınızla birlikte ağzınızın tadını da farketmeye çalışın.
Ve vücudunuzda ortaya çıkan duygular nereden başlıyor ve vücudunuza
nasıl yayılıyor. Bunu farkedebiliyorsanız yaşadığınız bu duyguları
üniversite sınavında kolaylıkla hissedebilirsiniz. Eğer başından
sonuna kadar bu duygusal durumu yaşayabilirseniz, sınavda alacağınız
iyi sonuçlara sakın şaşırmayın. Bu duygusal durumunuza sınav sırasında
kendinizi kötü hissettiğiniz anlardan sonra kolaylıkla dönebilirseniz,
istediğiniz puanı almanız kolaylaşacaktır. Ancak sınav başlangıcında
kendinizi iyi hissediyorsanız ve fakat kötü hissettiğinizde kendinizi
yeniden iyi hissetmeye başlayamıyorsanız, sınavda alacağınız puanlar
giderek düşecektir. Eğer sınava girerken kendinizi kötü hissediyorsanız
ve bunu devam ettiriyorsanız, sınava girmemeniz daha iyi sonuç verebilir.
O halde yukarıda yazılı olanları özetlemeye çalışırsak.
1- Sınav içeriği ile kaynaklarınızı gözden geçirmeniz,
2- Sınavdan önce eksikliğini hissettiğiniz bölümleri kolayca
tamamlamanız,
3- Sınavda almak istediğiniz puanı ve girmek istediğiniz fakülte veya yüksek
okulu belirlemeniz,
4- Sınav aklınıza geldiğinde korku ve tedirginlikler üretmemeniz ve
size söylenen, içinde korku tedirginlik olan cümlelerin önüne geçmeniz,
5- Sınavın süresince kendinizi sürekli olarak iyi hissetmeniz ve
kendinizi kötü hissetmeye başladığınızda yeniden kendinizi iyi
hissettiğiniz duruma dönmeniz,
6- Sınav sorularını hızlı olarak çözüp, şüpheniz olan soruları
yeniden gözden geçirmeniz,
7- Son olarak üniversite sınavının önemli olmadığını ve dünyadaki
en önemli varlığın kendiniz olduğunu düşünmeye başlamanız,
sizi istediğiniz sonuçlara kolayca ulaştırabilir. İstediklerinize düşündüğünüzden
daha kolay şekilde ulaşmanız ve her zaman kendinizi iyi hissetmeniz dileğiyle.