| ÖSS için NLP |
|
| Çarşamba, 13 Haziran 2007 | ||||||||||
|
17 Haziran 2007 üniversiteye giriş sınavının yapılacağı gün. Bu sınava
girecek olanlar için çok önemli
bir gün ve çok önemli saatler. Sınavdaki zaman dilimi içinde gösterilecek performans, kişinin hayatında çok önemli değişiklikleri
de meydana getirebilir.
Peki siz hayatınızda nasıl bir değişiklik
istiyorsunuz? Bu konuda hiç düşündünüz mü? Bu sınava girecek olanların
nelere dikkat etmesi gerekli, nasıl davranmaları gerekli ve sınava giren
kişiler düşündüklerinden daha iyi sonuçları alıp istedikleri fakülte
ve bölüme girebilirler mi?
Neden üniversite sınavına giriliyor veya neden üniversiteye gitmek gerekli veya gerekli mi? Evet, Türk eğitim sisteminde bir meslek sahibi olabilmek için üniversitede bir fakülte veya yüksek okulda öğrenim görmek ve bu bölümün diplomasını almak gerekiyor. Daha sonra master ve doktora gibi bilimsel çalışmaların yapıldığı çeşitli konularda uzmanlaşabilmekte mümkün. Doktora derecesi aldıktan sonra üniversitede çalışmaya başlayıp araştırma görevlisi, yardımcı doçent, doçent ve profesör olunuyor. Master, Doktora derecesi ve doçentlikte bir tez üzerinde bilimsel araştırma yapmak ve üzerinde çalışılan konuya yeni katkılar yapabilmek ve tezi jüri önünde savunmak ve tezi kabul ettirmek gerekiyor. O zaman üniversiteye girebilmek çok önemli. Ayrıca üniversite eğitimi içinde yaşanacak sosyal hayat, öğrenilecek bilgiler kişinin gelecekteki yaşam şeklini de belirleyecektir. Bir kuruluşta ve bir iş yerinde yönetici konumuna gelebilmek için üniversite eğitimi görmek artık şart gibidir. Giderek küçülen dünyada bunları gerçekleştirebilmek için bir veya birkaç yabancı dil de bilmek gerekiyor artık. Şimdi bütün bunları gerçekleştirebilmek ÖSS sınavında istediğiniz sonuca uygun puan alabilmek. Bunu nasıl gerçekleştirebiliriz? Bunun için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine dair bilgileri aktarmaya başlamak gerekiyor. ÖSSyi kazanabilmek için kaynaklarınız neler, bunları bir gözden geçirelim. Mezun olduğunuz lise, başarılı olduğunuz dersler, test çözme konusundaki yeteneklerinizi ve hızınız. Bunlar sizin kaynaklarınız aslında. Bu kaynaklarınızı geliştirmek için geçirdiğiniz hazırlık dönemi de çok önemli. Üniversite sınavına nasıl hazırlandınız ve bu sınava hazırlanırken kendinize zaman mekan boyutunda koyduğunuz hedefler nelerdi? Şimdi bunların farkına varmanızı istiyorum. Kaynaklarınızı inceledikten sonra, gelelim girmek istediğiniz fakülteye veya yüksek okula. Öğrenilmesi gereken şeylerden en önemlisi girmek istediğiniz bölümü belirlemeniz. Bunu belirlerken hem kaynaklarınızı ve hem de deneme sınavlarında aldığınız sonuçların da beyninizin bir köşesinde şimdilik durması gerekiyor. Kaynaklarınız yeterli ise, doksan sorudan 88ini çözüyorsanız ve üniversite imtihanında da çözebileceğiniz konusunda inancınız tam ise, üniversite, fakülte ve bölüm belirlemenize gerek olmadığıdır. Zira alacağınız puanlar sizin istediğiniz yere zaten girmenizi sağlayacaktır. Hayatımızdaki en fazla önemsememiz gereken şey her içerikteki fırsat ve seçeneklerimizin sayısının fazla olmasıdır. Fırsat ve seçeneklerimizin fazla olması durumunda yapacağımız seçimler yaşadığımız dünyayı yönetmemizi kolaylaştıracak ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Üniversite sınavına da bu açıdan bakılması gerekli diye düşünüyorum. Sınavda alacağınız puanlar fırsat ve seçeneklerinizi arttıracak sonuçları da beraberinde getiriyorsa üniversite sınavından bir korku ya da tedirginlik duymanız gerekmeyecektir. Kaynaklarınız üniversite sınavı içeriğinde sınırlı ise uygulamanız gereken strateji farklılaşacaktır. Almayı düşündüğünüz puan ile almak istediğiniz puan arasında büyük fark var ise bu doğal olarak siz de korku ve tedirginlik yaratacak düşündüğünüz puanı da almanızı engelleyebilecektir. Bu sebeple almayı düşündüğünüz puanın ve girmek istediğiniz bölümün belirlenmesi, böyle bir içerikte başarı oranınızı arttıracaktır. Korku ve tedirginlikten uzaklaşmak için yapılması gereken şey boşlukların bütünüyle doldurulmasıdır, sınav içeriğinde. Soru çözmedeki performansınızı kendinizin ölçmesi ve bu hızın arttırılması için yapacağınız çalışmaları kendiniz organize etmeye başlayın. Hızınız artarken verdiğiniz cevaplarda doğruluk oranlarının aynı kalması veya artması, hedeflerinizi daha da geliştirebileceğinizi kolaylıkla gösterebilir. Soru çözme hızınızı arttırabilmek için yapmanız gerekli olan tek şey ise kendinizi iyi hissetmeniz ve hızınızı doğru cevaplarla çözebileceğinize inanmanız. Yarın güneşin doğacağına inanıyor musunuz? Sorusu ile karşılaştığınızda gözünüzün önüne gelen görüntünün nerede olduğunu dikkat edin. Bu görüntü ile zihinsel olarak aynı yerde bütün soruları çözebilir halde ve istediğiniz üniversitenin istediğiniz bölümüne Ekim 2002 yılında öğretime başlar vaziyette kendinizi hayal edebiliyorsanız veya bu durumu görselleştirebiliyorsanız, istediğiniz sonucu gerçekleştirmeniz çok kolaylaşacaktır. Son olarak bahsedilmesi gereken şey, üniversite sınavı sırasında duygusal durumu nasıl yönetmeniz gerektiğine dair bilgilerdir. Üniversite sınavının başlangıcından sonuna kadar duygusal durumunuzu aynı seviyede tutabilir misiniz?, bir soruya takılıp kendinizi kötü hissettiğinizde, hemen yeniden duygusal durumunuzu değiştirerek kendiniz iyi hissedebilir misiniz? Bunu yapabilir hale geldiğinizde sınavın iyi geçmesi ve istediğiniz veya istediğinizden daha fazla puan almanız mümkün olabilir mi? Bu sorulara evet cevabını vermenizi isterim, aslına bakarsanız. Bu mümkün değil dediğinizde bunun gerçekleşmesi de pek mümkün olmayacaktır. Şimdi herhangi bir sınav içeriğinde kendinizi iyi, güvenli, hızlı soru çözer halde yaşadığınız bir tecrübeyi hatırlayın. Bu tecrübenizi geçmişte yaşarken gördükleriniz, duyduklarınız, dokunduklarınız, kokladıklarınızla birlikte ağzınızın tadını da farketmeye çalışın. Ve vücudunuzda ortaya çıkan duygular nereden başlıyor ve vücudunuza nasıl yayılıyor. Bunu farkedebiliyorsanız yaşadığınız bu duyguları üniversite sınavında kolaylıkla hissedebilirsiniz. Eğer başından sonuna kadar bu duygusal durumu yaşayabilirseniz, sınavda alacağınız iyi sonuçlara sakın şaşırmayın. Bu duygusal durumunuza sınav sırasında kendinizi kötü hissettiğiniz anlardan sonra kolaylıkla dönebilirseniz, istediğiniz puanı almanız kolaylaşacaktır. Ancak sınav başlangıcında kendinizi iyi hissediyorsanız ve fakat kötü hissettiğinizde kendinizi yeniden iyi hissetmeye başlayamıyorsanız, sınavda alacağınız puanlar giderek düşecektir. Eğer sınava girerken kendinizi kötü hissediyorsanız ve bunu devam ettiriyorsanız, sınava girmemeniz daha iyi sonuç verebilir. O halde yukarıda yazılı olanları özetlemeye çalışırsak. 1- Sınav içeriği ile kaynaklarınızı gözden geçirmeniz, 2- Sınavdan önce eksikliğini hissettiğiniz bölümleri kolayca tamamlamanız, 3- Sınavda almak istediğiniz puanı ve girmek istediğiniz fakülte veya yüksek okulu belirlemeniz, 4- Sınav aklınıza geldiğinde korku ve tedirginlikler üretmemeniz ve size söylenen, içinde korku tedirginlik olan cümlelerin önüne geçmeniz, 5- Sınavın süresince kendinizi sürekli olarak iyi hissetmeniz ve kendinizi kötü hissetmeye başladığınızda yeniden kendinizi iyi hissettiğiniz duruma dönmeniz, 6- Sınav sorularını hızlı olarak çözüp, şüpheniz olan soruları yeniden gözden geçirmeniz, 7- Son olarak üniversite sınavının önemli olmadığını ve dünyadaki en önemli varlığın kendiniz olduğunu düşünmeye başlamanız, sizi istediğiniz sonuçlara kolayca ulaştırabilir. İstediklerinize düşündüğünüzden daha kolay şekilde ulaşmanız ve her zaman kendinizi iyi hissetmeniz dileğiyle. Sevgiler Favori olarak ekle (53) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
|
||||||||||
| < Önceki |
|---|

bir gün ve çok önemli saatler. Sınavdaki zaman dilimi içinde gösterilecek performans, kişinin hayatında çok önemli değişiklikleri
de meydana getirebilir.


Yorumlar (2)

