Sitedekiler

Åžu anda 4 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Sayfa Gösterimi : 15798477
Giriş Sayfası
Ferrarisini Satan Bilgeden sonra Secret için Köşe yazarını satan Yayıncı PDF Yazdır E-posta
(0 oy, ortalama 5 üzerinden 0)
Yazar Cengiz Eren   
Salı, 26 Haziran 2007 01:24
Ferrarisini satan bilgeden sonra köÅŸe yazarını satan yayıncıİlginç bir durum sayılabilir. Son günlerin gündemde olan kitabı Secret'in yayıncısı  Biro GündoÄŸdu Rhonda Byrne ile röportaj yapabileceÄŸini AyÅŸe Arman'a iletir. AyÅŸe Arman'da bu isteÄŸi kabul eder ve sorular hazırlar. Sonrasında öÄŸrenilir ki soruları cevaplayan kitabın yazarı deÄŸildir. Halkla iliÅŸkiler firmasının adresini illegal olarak kullanan Birol GündoÄŸdu sorulara cevapları kendisi vermiÅŸ ve Amerika'dan gelmiÅŸ gibi AyÅŸe Arman'a göndermiÅŸtir. Böylece Birol GündoÄŸdu'nun Secret'inin e olduÄŸu anlaşılır. Daha önce de Ferrarisini Satan Bilge kitabını yayınlayan Birol GündoÄŸdu'nun basınla iliÅŸkilerinin ne kadar iyi olduÄŸunu da göstermektedir. Sonuç Secret'i balonu yayıncısı sayesinde sönmüÅŸtür ve yaptıkları hukuki olarak suç teÅŸkil etmektedir. Birol GündoÄŸdu için tek Secret'in "para" olduÄŸu anlaşılmıştır ve büyük bir olasılıkla yayıncılık   hayatı sona erecektir. Böylece gazete köÅŸelerinde OWO OWO bitirilimeyen OWO kitapları ve yayınevi biter. AyÅŸe Arman'in Hürriyet Gazetesindeki yazısı aÅŸağıda. Dikkatli olarak okunması yararlı olacaktır.
Hayatta bir şey daha geldi başıma.

Bir ÅŸey daha öÄŸrendim.


İnanılır gibi değil.

Yıllar önce Stern Dergisi’nde olanlara, "Yok artık daha neler!" demiÅŸtim.

Hitler’in anılarını satın alıp yayınlamışlardı, sahte çıkmıştı.

Özür dilemiÅŸlerdi okurlardan.

Hayretlere düÅŸmüÅŸtüm.

DüÅŸmeyeceksin demek ki...

Başıma geldi.

’Ortalıkta çok konuÅŸulan, her yerde sözü edilen Secret kitabının yazarıyla röportaj yapmak ister misin?" diye sordu Türkiye’de kitabı basan yayınevi.

Owo Mia. Sahibi, Birol GündoÄŸdu.

Daha önce de "Ferrari’sini Satan Bilge"yi yayınlamıştı.


Etrafımda küçük bir araÅŸtırma yaptım; dalga geçenler de vardı, ciddiye alanlar da ama kimse kayıtsız deÄŸildi, herkes için ÅŸöyle ya da böyle Secret, bir ÅŸey ifade ediyordu.

Ben de "İsterim" dedim.

DHL ile kitabın Türkçesi ve cd’si geldi. Ve yazar hakkında tüm dünyada çıkmış dokümanlar.

Ayrıca Amerika’daki PR ÅŸirketi Edelman’la, Birol GündoÄŸdu’nun yaptığı yazışmalar.

Dünyada pek çok gazeteci Rhonda Byrne ile röportaj yapmak istiyordu ve onlara deÄŸil, bana kısmet oluyordu.

Talih kuşu ayağıma gelmişti.

Oturdum, çalıştım. Sorular çıkardım, tercüme ettim, Birol GündoÄŸdu’ya yolladım.

Ve beklemeye geçtim.

Birkaç gün içinde cevaplar Türkçe’ye çevrilmiÅŸ olarak geldi.

İki, üç soru haricinde hepsi cevaplanmıştı.

Doğrusu huylanmadım.

Çünkü cevaplar İngilizce verilmiÅŸ sonra Türkçe’ye çevrilmiÅŸti. Yer yer Türkçesini düzelttiÄŸim bile oldu. Hatta metnin sonu, "Seninle uzun bir yolculuÄŸumuz oldu..." (We had a long journey with you) diye bitiyordu. Türkçe’de böyle bir veda ÅŸekli olmadığından, tamamen çeviri olarak algıladım.

Åžüphelenmedim.

*

Allah’tan arkadaÅŸlarım var...

Kolu dünyanın her tarafına uzanabilen arkadaÅŸlarım...

Birkaç gün önce Gonca’dan (KarakaÅŸ) bir telefon geldi, "AyÅŸeciÄŸim sana bir ÅŸey söyleyeceÄŸim ama sakin ol tamam mı, istersen bir yere otur ve beni dinle" dedi "Hani sen Secret röportajı yaptın ya, o röportajda yanıt veren Rhonda deÄŸildi..."

Nasıl yani?

Başıma biri kurşun sıksa daha iyiydi.

"Senin soruların Amerika’ya gitmiÅŸ, bunlar çok fazla denmiÅŸ, Rhonda da zaten seyahatte miymiÅŸ neymiÅŸ, cevaplanmadan, aynen iade edilmiÅŸ..."

"Nasıl olabilir ki, sorular bana yanıtlanmış olarak geldi..." dedim.

"Valla, birileri kitabı önüne almış, kendisini Rhonda yerine koyup, bir güzel cevaplamış..." dedi. Başımdan aÅŸağı kaynar sular döküldü tabii.

Derhal Birol’u aradım.

"Böyle böyle diyorlar. Nedir bu durum?"

"Allah aÅŸkına, böyle bir ÅŸey mümkün mü AyÅŸe?" dedi, "Bu, beni alenen dolandırıcılıkla suçlamak. Oysa, benim alnım açık..."

O kadar sakindi ki...

Açıkçası adama haksızlık yapıyormuÅŸum duygusuna kapıldım.

Hem nasıl açığa çıkmayacağını düÅŸünebilirdi ki?

Ölümüne susamak gibi bir ÅŸey. İnsanın yayıncılık kariyeri biter.

Rezil olur, insan içine çıkamaz, kimsenin suratına bakamaz.

Bunları da söyledim Birol’a, "Haklısın" dedi, "Deli saçması bir ÅŸey..."

Ama "Arkadaşım Gonca, senin Edelman’la aranda geçen birtakım yazışmalardan söz ediyor" dedim, "Sen kitabın mümkün olduÄŸu kadar çok insana ulaÅŸmasını istediÄŸin için böyle bir yola gittiÄŸini kabul etmiÅŸsin. Edelman da Gonca’ya bu mail’leri forward etmiÅŸ..."

"İyi de senin arkadaşın o mail’leri bana forword etmiyor, ÅŸirket içi yazışma diyor, ne ile suçlandığımı bile bilmiyorum" dedi.

*

AraÅŸtırma, bir iki gün "O böyle diyor", "Bu böyle diyor" diye, iÅŸin aslını öÄŸrenmeye yönelik konuÅŸmalarla geçti.

Bu arada ben Edelman’ın ikinci baÅŸkanı Gerry Tschoop’a ulaÅŸmaya çalıştım. Mail’ler yazdım, cevapsız kaldı.

Derken, "Yanıt veremedim özür dilerim, seyahatteydim" diye bir mail ve telefon numarası geldi, hemen aradım...

Ve gerçeÄŸe ulaÅŸtım... Acı gerçeÄŸe...

Telefondaki adam da en az benim kadar ÅŸaÅŸkındı, "Sadece sizin deÄŸil, bizim de başımıza böyle bir ÅŸey ilk kez geliyor" dedi, "Ne yapmamız gerektiÄŸini kara kara düÅŸünüyoruz. Ama 3 Haziran günü gazetenizde yayınlanan röportaj, tamamen hayal mahsulü bir röportaj..."

Allak bullak oldum. Aldatıldım. Kandırıldım. Dolandırıldım.

Dolayısıyla, ben de size sahte ve ayıplı bir mal sunmuÅŸ oldum, özür dilemekten ve kanuni haklarımı kullanmaktan baÅŸka yapabileceÄŸim bir ÅŸey yok.

Beni affedin lütfen.

*

Bu arada Birol GündoÄŸdu, aynı serinkanlılıkla beni aramaya devam ediyordu, "Bu meseleyi çözeceÄŸim merak etme. Sana Rhonda’dan röportajı onaylayan kanıt getireceÄŸim. Sen rahat ol, problem yok..."

Ve bana Edelman’ın çalışanlarından Katia’nın telefonunu verdi, "Ara. Ben konuÅŸtum kendisiyle, telefonunu bekliyor" dedi, "Ama telesekreter çıkabilir, çünkü New York’ta 13 günlük bir kitap fuarında..."

Arıyorum, mesaj bırakıyorum... Hiç bana geri dönen yok.

İkinci baÅŸkan Gerry Tschoop’u arıyorum, mail’ler atıyorum, ıh ıh.

O da herhalde yine seyahatte, artık ona da ulaşamıyorum.

Ben röportajlarımı güven esası üzerine kurmuÅŸ biriyim, eÄŸer ortada bir sahtekarlık söz konusuysa bunu önce benim açıklamam gerekir, o yüzden bu iÅŸin üzerine bu kadar düÅŸüyorum.

Ama herkes kapı duvar.

Sonunda sevgilim bana diyor ki, "Birol GündoÄŸdu, sana yanıtları Türkçe yolladı deÄŸil mi? Onun iddia ettiÄŸi gibiyse, bu yanıtların İngilizce orijinalinin Amerika’dan gelmiÅŸ olması lazım. Ondan İngilizce orijinal mail’i iste..."

"Aklınla bin yaşa!" diyorum. Arıyorum, "Birol, sana inanmak istiyorum. Bana bu yanıtların İngilizcesini yollasana..."

"Ama ben sana yolladım" diyor, "31 Mayıs’ta sana ve sizin katta birine daha..."

"Zahmet olmazsa bir daha yolla" diyorum.

"Evdeyim, yarın olabilir mi? O mail işteki bilgisayarda" diyor.

O arada, taze yalancı bir metnin oluÅŸturulmasını engellemek için, "Hayır, bana ÅŸimdi lazım" diyorum.

Apar topar iÅŸine gidiyor, gecenin bir yarısı bana 31 Mayıs tarihli bir metin gönderiyor.

Allah Allah, gerçekten Amerika’dan Edelman’dan gönderilmiÅŸ. İngilizce yazdığım sorulara İngilizce cevap verilmiÅŸ. Tam karşımda duruyor. Üstelik ÅŸirket içinden baÅŸka birine de cc’lenmiÅŸ. Tepesinde de, "Her ÅŸeyi bir günde organize etmek kolay olmadı ama baÅŸardık" filan gibi laflar var.

Haydaaaa...

Ayıkla pirincin taşını...

Gonca’yı arıyorum, anlatıyorum "Ama benim elimde de, Birol GündoÄŸdu’nun yalan söylediÄŸini kanıtlayan mail’ler var" diyor, bu arada söylemeyi unuttum, arkadaşım Gonca, Edelman’ın Türkiye’deki temsilcisi.

Kafam karışıyor yine.

*

Yine olayda adı geçen herkese mail yazıyorum. "Nedir bu ya!" diye. "Beni zan altında bırakıyorsunuz. GerçeÄŸe ulaÅŸmak istiyorum, ulaÅŸamıyorum. Türk yayıncı, sizin ÅŸirketinizden gönderilmiÅŸ bir mail attı bana. Hani bu röportaj sahteydi, cevaplar sizin ÅŸirketinizden ya da Rhonda’da gelmemiÅŸti... İddianızı kanıtlamanızı istiyorum..."

Birol GündoÄŸdu’nun bana yolladığı, orijinal dediÄŸi röportaj mail’ini de ekliyorum.

Acı cevabı o zaman öÄŸreniyorum.

"Sizi yollanan mail de sahte. Ve bu, çok ciddi uluslararası bir suç. Biz dünyanın en büyük PR ÅŸirketlerinden biriyiz, adımız kullanılarak, sahte evrak üretilmiÅŸtir. Hukuki yollara baÅŸ vuracağız. Çok üzgünüz, hem sizin adınız hem de bizim adımız düzgün olmayan bir iÅŸe karışmış durumda..."

Ben bu yazıyı bitirmek üzereyken, Gerry Tschoop’tan yazılı bir açıklama da geldi.

Evet buraya kadar. Artık bu işin araştırılacak bir tarafı kalmadı.

Ben de iÅŸin gerçeÄŸini en yakınlarıma, yani sizlere açıklıyorum.

Kandırıldığım ve dolandırıldığım için tekrar özür diliyorum.

Birol GündoÄŸdu’nun bundan sonra başına gelecekleri bilmiyorum.

Sadece ÅŸunu biliyorum:

Bir röportaj için, bir kitabı daha fazla sattırmak için deÄŸmezdi...
 
 
 
 

Üyelik Girişi



E-posta Listesi

Seminerlerden ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen formu doldurunuz.