Yazılar & Yorumlar
Mesajları Okumak, Kelimeler ve cümleler | Mesajları Okumak, Kelimeler ve cümleler |
|
|
| Yazılar - Yazılar & Yorumlar | |
| Yazar Cengiz Eren | |
| Perşembe, 25 Ekim 2007 | |
Toplumsal gerginliğin ve kalkışmanın arttığı
bugünlerde gerçekten de çok dikkatli olmamız gerekiyor. Zira söylenenler ve
yazılanların bizim üzerimizde yarattığı sonuçları fark etmeden harekete geçmek
istenen sonuçtan uzaklaşmamızı sağlayacaktır.
Toplumsal olarak bütünlük içinde olmak kadar, aktarılan eksik bilgilerin neler olduğunu fark etmemiz de gerekiyor. Konuştuğumuz dilden ise bazı kelimeleri çıkarmamız gerekiyor, hem de hemen. “Bugün hava çok güzel” dediğinizde havanın bugün güzel olduğu söylendiği halde, söylenmemiş olan ama farkında olmadan anlayabileceğimiz işlemler sonuçlanmaktadır. Havanın dün veya önceki gün bu kadar güzel olmadığını da hemen anlayabiliyoruz. “Bugün de hava çok güzel” dediğimizde ise dün veya önceki günkü havanın da güzel olduğunu anlayabildiğimiz gibi. Görüldüğü gibi bir “de” eki anladıklarımızı bütünü ile değiştirebiliyor.
Hepimizin çok üzüldüğümüz olaylar tabii olarak
algılarımızı değiştiriyor. Daha önce algıladıklarımız ile şimdi ve şu anda
algıladıklarımız çok farklı. Bundan birkaç önce her şey yolunda gider
görünürken şimdi çok sayıda insanımızın şehit edilmesi birçok şey gibi
algılarımızı da değiştirerek, renklerin grileşmesini, geleceğin puslanmasını da
sağladı. Bunun yarattığı sonuç ise birçok içerikte kaynaklarımızı kullanmamızı
engelleyen korkuyu yaratmaya başladı. Korku hayatımızı her içerikte etkileyen duygusal
bir durum. Bu durumdan mümkün olduğu kadar çabuk kurtulmamız gerekiyor.
Çıkış StratejisiKendimizi karanlıkta kalmış ve açmazlar içine düşmüş olarak hissettiğimizde doğru karar vermek süreçlerimiz de etkilenecek, ya karar alamaz duruma gelebilecek ya da veremediğimiz doğru kararların bizi biraz daha kötü hissettirmesi negatif sarmal çevrim içine düşeceğiz. O halde değişmesi gerekenler neler. İlk olarak hayatımızda bölmek, bölücü, bölünmüş, bölen, ve bu fiille üretilebilen isim ve sıfatlardan uzaklaşmamış ve bunları hayatımızda da hiç kullanmamamız gerekiyor. Terör kelimesi önemli. Belli olmayan ve neden ve kimler tarafından planlandığı anlaşılmayan bir durumu ifade ediyor. Terör ile ilgili hareket ortaya çıkmadan önce ne olduğunu bilmiyoruz. Ama hareket ortaya çıktıktan sonra yaşanan korkuları da ifade eden bir durum ortaya çıkarıyor. Terör kelimesi hem görsel (yıkılmış binalar, yaralı insanlar), hem işitsel, (olayın olduğu durumda duyulan patlama sesleri ile çığlıklar), hem de duygusal durumu zihnimizde yaratıyor. Bu açılardan önemli bir kelime. Zihnimizi bir anda etkiliyor. Böyle bir kelimeye “Bölücü” kelimesini de ilave ettiğinizde olduğundan daha fazla güç kazandırıldığı bir gerçek. Bölücü kelimesi görsel bir kelime ve bizim yaşadığımız tecrübelere uygun olarak doğu ve güneydoğu Anadolu’nun bir kısmının elimizden gidebileceği yönünde etkili bir duygusal durumu da ilave ediyor, terör kelimesinin yarattığı duygu üzerine. Böylece yapılan eylemin sadece bir terör eylemi değil, ülkeyi bölmek amaçlı eylem olduğunu zihinlerimize derin olarak kazıyor, hissettiğimiz bu duygularla birlikte. Halbuki bu terör eylemleri bölücü değil, Ortadoğu’nun biraz daha kaotik hale gelmesini sağlamaya çalışan eylemlerin bir parçası. Türkiye’de yaşanan terörün bir başka amacı da ülke ve ülke insanlarının hem maddi ve hem de zihinsel gelişmelerinin engellenmesi ve korku ile dolan zihinlerde ortaya çıkacak pasifleşmenin sağlanması. Bu ikinci amaç sadece terörle değil, şarkılar, müziklerle, başarılı insanların kısa bir dönem sonra başarısız olması ile toplumsal pasifleşmenin yaratılması sürecinin bir parçası sayılabilir. “Gün bugündür” cümlesinde dünün bugün yaşananlarda daha az vahim olduğunu, bugün ise durumun farklı olduğu altılıyor. Bu gün ülkemizin menfaatleri için ticareti kesebiliriz cümlesi ise dün ülkenin menfaatlerinin o kadar düşünülmediğini de gösteriyor. “Dün dündür” cümlesi kadar hipnotik sayılabilecek “gün bugündür” cümlesi kısa olmasına rağmen zihnimizde farklı sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Bütün bunlardan çıkarılması gereken sonuç şu olabilir. Hayatımızın her döneminde ve anında dilimizin kullanılması söylenen ve söylediğimiz cümleler çok önemli. Ancak insanlarımızın kendilerini üzgün, geleceklerini karanlık hissettiği günlerde daha da önemli hale geliyor. Metaforik anlamları zihnimizde ortaya çıkaran, zihinsel süreçlerimizi negatif yönde etkileyecek cümle ve duygu yapılarından uzaklaşılmalıdır. Futpol Muppet Show’larındaki sert söylemlerin etkilediği strateji söyleşileri tabii ki kimseye yarar sağlamayacaktır. Deprem olduğunda, jeofizikçiler, kuş gribi olduğunda doktorlar, ekonomik kriz olduğunda ekonomist ve iktisatçılar, dünyanın herhangi bir yerinde savaş olduğunda emekli generallerin sağlayacağı bir yarar olması kolay değildir. Zira dinleyen insanlar anlatılanlardan daha çok korku yaratan cümlelerden duygusal olarak etkilenecek, deprem de psikologların söylediği “ bu post travmatik stres sendromudur” cümlesine benzer sonuçları yaratacaktır. Kendi ve ülke geleceğimizi daha aydınlık görmeye başladığımızda daha doğru karar alıp harekete geçmemiz kolaylaşabilir. Herkes kendi kapısının önünü korursa ülke de korunmuş olacaktır.
Cengiz Eren Cengiz Eren'in NLP Teknikleri, Değişim, Bilgileri, Practitioner, Master Practitoner, Seminer ve Eğitim Sayfaları - Perşembe, 25 Ekim 2007 © Cengiz Eren'in NLP Teknikleri, Değişim, Bilgileri, Practitioner, Master Practitoner, Seminer ve Eğitim Sayfaları Cengiz Eren'in NLP Teknikleri, Değişim, Bilgileri, Practitioner, Master Practitoner, Seminer ve Eğitim Sayfaları - Perşembe, 25 Ekim 2007 © Cengiz Eren'in NLP Teknikleri, Değişim, Bilgileri, Practitioner, Master Practitoner, Seminer ve Eğitim Sayfaları |
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|














