|
La Sagrada Familia
(Lead vocal - John Miles)
Who knows where the road may lead us, only a fool would say
Who knows if we'll meet along the way
Follow the brightest star as far as the brave may dare
What will we find when we get there
La Sagrada Familia
we pray the storm will soon be over
La Sagrada Familia
for the lion and the lamb
Lions for Lambs filminin müziği buolabilirdi. La Sagrada Familia
kilisesi de arslanlar ve kuzular için yapılmıştı. Yüksekliği arslanların gücünü
gösterirken, genişliği kuzu kapasitesinin fazla olmasını sağlayacaktı, henüz tamamlanamayan Gaudi'nin kilisesi. Alan
Parson’s’un bu müziğini de bildiğim için bu filme gitmeye karar verdim. Kuzular
kim? arslanlar kim? görmek için.
Babel filmine benzer bir kurguyu fark etmek
kolaylıkla mümkün olabiliyordu. Oradaki uluslarası bağlantılar burada da
kurulmuştu. Kader ağlarını örüyordu. Amerika’da bir Üniversite, Savunma Bakanlığı,
Gazete, Afganistan arasında kurulan coğrafik ilişkiler ilginç ve hepsi için acı
duyguların yaşanıyor olması daha da ilginç.
Şarkıda ve Babel filminde olduğu gibi yollar
kesişecekti ve kesişmişti. Bize de izlemek düşüyordu. Hollywood’da önce star,
sonra da yönetmenliğe soyunan aktörlerin yönetmen olduklarında geçmişte
yaptıklarını reddetmeleri de ilginç geliyor, bana. Unutulmayanlar filminde
Yönetmen Clint Eastwood, aktör Clint Eastwood’a şu cümleleri söyletiyordu. Genç
kovboyun sorduğu “bu güne kadar kaç kişi öldürdün” sorusuna “ Bilmiyorum, hepsinde sarhoştum” cümlesi
Clint Eastwood’un kovboyluğu reddettiğine dair önemli bir veri sayılabilir.
Amerikan eğitim sisteminin, kişisel hırsların,
neoconların oluşturduğu yeni stratejilerin eleştirildiği filmde ayrıca verilen
kararlar sonuçları sorgulanıyor. Arslanlar ve kuzular arasındaki ilişkilerde
medya ve televizyon aracılığı ile sağlanıyor.
Temel amaç ise “ikna”, kuzuların ikna edilmesi veya tepki göstermesinin
engellenmesi. Oluşturulan yeni strateji küçük gruplarla nokta vuruşları yapmak.
Bu ise bizim de gündemimizle ilgili
teröre karşı savaş dolayısı ile. Teröristle terörist gibi savaşmak. Yeni
strateji uygulanmaya başladığında stratejiyi oluşturanlar, operasyon planlarını
yapanlar ve bu stratejiyi uygulayanların yaşadıklarının farkı da ilginç şekilde
aktarılmaya çalışılmış, bu filmde. Teknolojik imkanların üstün olması bile
sahada arslanlaşarak hayatını kaybeden kuzuların zarar görmesine engel
olamıyor. Ekran üzerinde görülen
görüntülerin gerçekte neler hissettiğini de böylece öğrenebiliyoruz.
Robert Redford ise kendi gençliğini ve
gençliğinde yaptıklarını geldiği noktada yeniden sorguluyor, genç ve yetenekli
olan öğrencisi ile yaptığı konuşmada. Filmdeki rolünün amacı ise eğitim sistemi
içinde az bulunan yetenekli öğrencileri fark ederek, onların başarılı olmasını sağlayıp arslan haline
dönüştürmek.
Tom Cruise ise başarılı öğrenim hayatından
sonra politikaya atılan senatörün savunma bakanlığı görevinden sonra
oluşturduğu yeni strateji ile başkanlığa doğru ilerlemek istediği anlaşılıyor. Başarılı, hırslı, güçlü ve ikna edici olmaya
çalışırken onun da yaşadığı çelişkiler göz önüne seriliyor. Stratejiler
başarılı olmayabilir.
Kuzularla arslanlar arasında iletişimi
sağlayan tecrübeli gazeteci rolündeki Meryl Streep ise her şeyin farkında ve karşı
olmasına rağmen tepki gösterse de kendisinden istenen modelde davranmaya devam
ediyor. Zira geldiği noktadan geri dönüş ekonomik olarak kendisini
etkileyecektir. Filmin sonunda ekranın altında kayan yazılar ise yeni dünya
düzenindeki stratejilerin uygulamaya başlandığına dair ikna edici bilgiler
haline dönüşüyor arslanlar için.
Sahada yaşananlar ise askerlerimizin Cudi
Gabar dağlarında nasıl ve neler yaşadıklarını da bize anlatabilir. Savaşmak,
arkadaşı için hayatını tehlikeye atmak ve gerekirse can vermek. Ancak aradaki
fark biz kendi ülkemiz için bunu yaparken onlar Amerikalı olduklarını göstermek
için verilen kararın sonuçlarını başka ülkelerde yaşayan kişiler. Bu anlamda
onların başarılı olması ne kadar zor ise
bizim başarılı olmamız o kadar onlardan çok daha kolay.
“Harita bölge değildir” cümlesini “Ekrandaki
görüntü bölge değildir” olarak değiştiren bu film, bölgede yaşanan duyguların
durum ve zamana bağlı olarak değiştiğini gösteren mesajlar açısından da ilginç
sayılabilir.
Filmi görmek Amerikan sistem eleştirisini fark
etmek açısından iyi olabilir. Ancak bu eleştiriyi bile kendilerinin yapıyor
olması da seyredenlere yani kuzular hiçbir iş kalmasın ve düşünmesinler isteğinin
belirtisi olsa gerek. Eleştiri dahil her şeyi arslanlar ve arslanların ekibi
yapıyor.
Son olarak filmin adının Silence Of The Lambs
ile benzerliği de göz ardı edilmemesi gerekiyor. Orada biri insanları, kuzuları
yerken bu filmde de kuzular düşman kurşunlarına hedef oluyor bir başka ülkenin
karlı dağlarında.
Kuzu olduğunuzda da aslan olduğunuzda da sorun çıkabilir, ya siz?
|