Ana Menü
ANA SAYFA ve linkler
Zihinsel Detoks
Kişisel NLP Semineri
NLP for Top Managers
NLP ile Satış Teknikleri
NLP Değişim ve İletişim
Seminerler
Referanslar
Yazılar & Yorumlar
NLP Blog
İLETİŞİM
www.erenlp.com
Sudoku
RESİMLER
Sections
Most favoured

 
Sindirella veya Sindirilmiş Çocuklar Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 28
Kötüİyi 
Yazılar - Yazılar & Yorumlar
Yazar Cengiz Eren   
Çarşamba, 17 Eylül 2008
Sindirilmiş Çocuklar Yayınlanan iki haber sindirilmiş çocukların başına neler gelebileceğini çok acı şekilde gösterdi. Sindirella masalından yola çıkılarak hazırlanan yazı, çocuklara hayır demesini öğretmeyenlerin yaşadıkları ağır sonuçların neler olduğunu da gösteriyor. Kendinize baktığınızda siz sindiren misiniz? yoksa sindirilen misiniz? Yoksa sürekli olarak sindirmeyi, sindirilmeyi yaşıyor olabilir misiniz? Bazen bir aslan, bazen bir kuzu gibi olarak? Karar tabii ki sizin.

Masal şöyledir. Evde iki kızkardeş ve bir anne vardır. Bir de evi temizleyen ve yemek yapan aileye hizmet eden kız. Prensin vereceği baloya kızkardeşler gider. Masal bu ya peri de balkabağından araba, örümcek ağından elbise yaparak temizlikçi kızın baloya gitmesini sağlar. Cam ayakkabıları da çok güzeldir. 

Peri bunları şartlı olarak yapmaktadır. Tek şart saat 12.00 de eve geri dönmesidir. Bu saatte büyü sona erecek ve herşey eski haline dönecektir. .Baloya gittiğinde çok beğenilir, dikkat çeker,  prenonu dansa kaldırır. Tam saat 12.00 olmak üzereyken kala kaçar gibi ayrılır balodan Kaçarken ayakkabılarından birini merdivende düşürür ve sonra büyü sona erer.

Prens bir görüşte aşık olduğu kızı merdivende kalan ayakkabısı ile aramaya başlar. Şehirdeki bütün kızlarına ayakkabı giydirilmeye çalışılır, kimseye olmaz ama temizlikçi kıza ayakkabı tam olur ve evlenirler. Masal böylece sona erer.

Alınacak dersler şunlardır. Kaş, göz, ses önemli değildir. Prens bu açılardan kızı hatırlayamaz herhalde ki, ayakkabı ile bulmaya çalışır. Ayak baştan daha önemlidir mesajı verilmektedir masalda. Bu masalı küçüklüğünde okuyan kızlar, büyüdüklerinde en çok ayakkabıya para harcarlar.

Gözlerin, sözlerin hiç önemi yoktur. Masalda erkek seçilen kız ise seçilen durumundadır.  Ayağına ayakkabı olan kız “Sayın Prens ben seni istemiyorum” deseydi, bu masal büyük ihtimalle olmayacaktı.

Sindirella bu anlamda önce evdeki iki kızkardeş ve iki kızkardeşin annesi tarafından sindirilmiş bir genç kızdır. Sindirmek ve sinmek fiillerinin edilgen halleri “sindirilmek” olarak kullanılmaktadır. Sindirilen yiyecekler ve sindirilmiş çocuklar. Sindirilen yiyecekler daha sonra posa halinde atılır vücuttan. Sindirilmiş çocuklara ne olur acaba?

Çocuklar neden sindirilmeye çalışılır sorusu sorulması gereken bir soru. Herşeyi doğru bildiklerini düşünen büyükler çocukların ne yapması gerektiğine çoktan karar vermişlerdir ve yapmasını isterler. Başarılı ve güçlü anne babalar da çocuklarının nasıl davranmaları gerektiğini güçlerini kullanarak söylerler ve yaptırırlar. Anne babalar gibi öğretmenler de sınıftaki huzur açısından bir çok yol kullanarak sindirmeye çalışırlar. Sınıfta kural öğretmenin en güçlü görüneni ezmesidir. En güçlü görünen ezilirse, öğrencilerin hepsi sindirilmiş olacaktır.

Sindirilmiş çocuklar ise sınıflara ayrılabilir. Elle sindirilmiş çocuklar, sözle sindirilen çocuklar, gözle sindirilen çocuklar, güçle sindirilen çocuklar, para ile sindirilen çocuklar.  Hiçbir şekilde başkaldıramayan bu çocukların bilmedikleri ya da bildikleri ama söyleyemedikleri kelime “Hayır” kelimesidir. “Peki anneciğim”, “evet babacığım”, “haklısınız öğretmenim” çok sık kullandıkları cümlelerdir.  Bu kelimeler daha sonra “evet kocacığım/karıcığım”, sen haklısın patron”, “ne dersen onu yaparım efendim” şekline dönüşecektir, aslında böyle söylememesi gerektiğini bile bile.

Bir zayıflama kliniğinde, oteli desek daha iyi olur, çok sert uygulamalarla 14 kilo verdikten sonra hayatını kaybeden kız için akrabası şu cümleleri söylemektedir. “Çok iyi bir kızdı. Neşeli, ailesini üzmeyen bir çocuktu.” Ailesini üzmeyen, iyi olduğuna benimde inandığım kız başkalarını üzmemek için kendisi üzülüyor ve hissettiği kötü duygular onun fazla yemesine dolayısı ile kilo almasına sebep olabilir miydi? Bu kiloları aldığı ve verebilmek için kapatıldığı, sert kuralların uygulandığı çiftlikte evdeki sınırlardan daha sert sınırlarla karşılaştığında “hayır” da diyemediği için tek çözümü hayatı terketmekte bulmuş olabilir miydi? farkında olmadan. Oradan çıkmak isteyip te çıkamamış ve  orada kalmaya istemeden devam olabilir mi? Bütün bunları artık bilebilmek mümkün değil ama genç yaşta kaybedilen bir değer hepimizi üzüyor.

Bir başka örnek ise daha önemli sonuçları ortaya çıkarıyor olabilir. Yakın zamanda vefat eden kişi ile yapılan son röportajda şu cümleler var. “Türkiye’deyken ailem tüm yaşamımı kontrol ediyordu. Taleplerini her zaman yerine getiriyor, hayır diyemiyordum. Çok düşkün olduğum babam çok dominanttır. Hiçbir şeye kendim karar veremiyor, yalnız yapamıyordum. Paris’e tek başıma okumaya gidince, hiç olmazsa bedenimi kontrol edebilme şansım oldu. Kendimi cezalandırmak istercesine vücudumdan acısını çıkarmaya çalıştım. Üzüldüm kendimi aç bıraktım. Kızdım yine aç bıraktım."

Bu cümleler de çok önemli gerçekten. Sorunun ne olduğunu açıkça gösteriyor. Hem karşı gelme isteği ama sevgi dolayısı ile karşı gelememek ve hayatını kontrol edemediği için bedenini kontrol etme isteği. Üzüldüğünde veya kızdığında aynı davranış modeli. Acı çekmek temelli bu davranışın ağır sonuçlarını kendisine ve sevdiği ama karşı gelemediği insanlara da yaşatmak. Tabii sonuçlar çok ağır.

Sıkıldığında çok yemek yiyerek kilo alan, sıkıldığında kendini cezalandırmak için yemek yemeyen iki önemli ama acı ornek. İkisinin de ortak özelliği “Sindirilmiş” çocuk olmaları. Sonuç ise genç yaşta bu hayatı terkediş. Tabii ki aileleri çok üzülmüşlerdir onları kaybettikleri için. Ama onlara hayır demesini öğretebilseler, uslu ve terbiyeli olmak yerine kendileri gibi olmasını sağlasalar sonuç farklı olur muydu? Bilinmez ama farklı olacağını net olarak söyleyebilirim.

Bir de tabii ki bu sert sonuçları yaşamayan ama sindirilmiş oldukları için hayır diyemeyen ve kendisi gibi olamayan binlerce insan var. Bu kişilerin kendileri gibi olabilmeleri için değişmeleri gerekiyor. Yaşanan bir çok olaya neden tepki göstermediğimizin ardında yatan bu gerçek. Çoğunlukla hayır diyememek ve acı dayanılmaz hale geldiğinde tepkisel ve patlamalı hayırlar yerine, kendini iyi hissetmediği  her duruma kendini kötü hissetmeden hayır diyebilmek. Bunu için zihnin nasıl çalıştığını, içeriksiz bağlantıların nasıl kurulduğunu ve tecrübelerin etkisinin sonuçlarını ve en önemlisi kendi geleceklerini kendilerinin planlayabilmeyi öğrenmeleri gerek, karar verip kimseden onay almadan harekete geçerek, hem de en kısa zamanda, sizin de yapmanız gerektiği gibi.


Favori olarak ekle (52) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın

  Yorumlar (12)
RSS yorumları
 1 Ayakkabılar
Yazan Uğur, 18-09-2008 08:12
 
Evdeki bir sürü ayakkabının tek suçlusu Sindrella imiş, ben değilim, bunu biliyordum :):):) 
 
Bu arada ben küçükken en çok ayakkabının 12'den sonra neden değişmediğine takılırdım.  
Bunun nedeni var mı? 
 
Sevgiler 
 
Uğur
 2 güzel bir yazı
Yazan gül, 17-09-2008 14:44
merhaba  
bu yazı için öncelikle teşekkür ediyorum . evet güzel bir yazı . ne kadar da doğru hayır demesini bilmiyoruz. ya da evet demeye alışık bir milletiz. çocukluktan gelen bir şey ve yetişkinlik ile devam eden ...o yüzdendir kayıp edişlerimiz.Dikkat ederseniz başımız daki liderlerde hayır demesini bilmiyorlar. ve ezilmiş bir toplum görüntüsü vermekten başka bir şeye yaramıyor evetlerimiz. hayır denmesi gereken yerlerde hayır demesini bilmeliyiz oysa . evet güzel bir yazı ve güzel bir paylaşım . ben bu yazı ya daha güzel bir yorum getirmek isterdim ama . ben daha büyümedim bu güzel yazıyı yorumlamak için. biraz daha büyüyeyim o zaman daha güzel yorumlarım sanırım. teşekkürler
 3 Yazan şarika kızılkaya, 17-09-2008 15:45
:roll
 4 hayırlar patlaması
Yazan nergis saymengü, 18-09-2008 00:57
Sindirella örneği beni biraz düşündürdü; Sindirella, 
Babası hayattayken sevgi ve anlayış ile büyümüş bir çocuktu bu yüzden yeni ailesinin sindirme yöntemlerinin kendisi üzerinde çok baskı uyguladığını zannetmiyorum. Sadece sabrediyordu, birgün biteceğini biliyordu. Ve ayakabılar konusunda size katılıyorum ama masalın verdiği diğer mesaj beni daha çok etkilemişti; 'Ne olursa olsun iyi niyet ve sevgi besleyen sonunda kazanır.' 
Yazınızda ki o sindirilmiş çocuklardan biride bendim. Şimdi hayırlar patlaması yaşıyorum. Kendi fikirlerimi kimseden onay almadan uyguluyorum. Daha güçlüyüm. Ama bazen bu hayırların dengesini kuramıyorum. Tabii her çocuk güçlü olamaz ileride bizleri üzen sonuçlarla karşılaşmamak için çocuklarımızın değerlerine saygı duyup sadece yol gösterip anlamalarını sağlamamız gerekir. Bir anne olarak bu konu hakkında tekrar düşünmemizi sağladığınız için teşekkürler.
 5 Hayır lı günler dilerim.
Yazan Ferhan, 18-09-2008 16:15
Sevgili Hocam 
İlgi ile okudğum saptamalarınıza uymayı deneyeceğim. 
Sonucunu merakla bekliyorum. 
Saygılar 
 
Cengiz Eren'in notu: Sonucu yorumlar kısmına yazarsanız seviniriz.
 6 sindirilme zinciri
Yazan miray yüceöz, 20-09-2008 15:54
sindirellayı okurken, dinlerken ve de seyrederken hiç bu şekilde yorumlamayı düşünmemiştim.sindirella benim için iyilerin eninde sonunda kazandığı bir peri masalı idi.hepimiz bu inançlar doğrultusunda yetiştirilmedik mi?evde, okulda sürekli bu fikir dikte ettirildi.kızın dövmeyen dizini döver,dayak cennetten çıkmadır gibi hep şiddete dayanan atasözleri örnek alındı,dahası annemin jenerasyonunda çocuğunu büyüklerin yanında sevmek bile ayıp sayıldı.ama şiddet hiç ayıplanmadı.bu anlayış kuşaktan kuşağa doğal olarak bulaştı ve toplumumuzun ana karekteri şekillendi.edilgen,mutsuz,kaderci,aklını kullanmayı asilik sayan bir ulus olup çıktık.bizi ezenleri küfür edenleri alkışladık,olmadık mevkilere getirdik.umarım bir gün çok geç olmadan insanın gerçeğinin sevgi ve hoşgörü olduğunun bilincine varırız.sevgili cengiz eren çok teşekkürler iyi ki varsınız...saygılar miray yüceöz
 7 Yazan Hamra Aydemir, 22-09-2008 20:59
Merhaba Cengiz Bey, 
İki genç kızın ince bir vücuda sahip olmak uğruna ölümle sonuçlanan üzücü hikayesiyle “Sindirilmiş Çocuklar ve Sindirella” ilişkisi ve yaşamda “Hayır”diyebilmenin önemi üzerine yazdığınız yazıyı ilgiyle okudum. “Sindirella” ve sindirilmek sözcükleri arasındaki bağlantıyı yakalamak ve bir de kadınların ayakkabı takıntısı yorumunuz size özgü mizahi bir tadı da olan ilginç bir yaklaşım. 
“Sindirella’nın”yazarı Charles Prault’un yarattığı ideal kadın karakteri iyi yürekli,fedakar,güzel ve bakımlı,uysal Sindirella pek çok kız çocuğunu bir dönem etkilemiştir. Bu tür masallarda iyilik ve kötülük kavramları çok keskin ve klişe bir yaklaşımla ele alınırken beklentisiz olduğunda anlamlı olan “iyilik” olgusu masalın sonunda mutlaka ödüllendiriliyor. Ana mesaj iyiler kazanır olsa da yan mesajlar kuşkucu bir art niyet taşıdığı için iyi ve naif olma olgularını gölgeliyor. “Aman dikkat edin hem cinsleriniz sizi kıskanabilir!(Kuşkucu ve savunma halinde olma.) Yakışıklı,zengin güç sahibi bir erkekle evlenirseniz mutlu bir hayat sürersiniz.(Hesaba kitaba dayalı fırsatçı bir yaklaşım.) Üvey anneler ve üvey kardeşler kötüdür.( Ön yargılı ve savunma halinde olmayı gerektiren bir yaklaşım. Boşanma,ya da eşini kaybetme durumunda yapılan yeni evliliklerde çocukların zihnine masallarla yerleştirilmiş üvey anne, baba ya da kardeşlerle ilgili yargılar ilişkilerde sorun yaratabiliyor.) Yakışıklı,zengin ve güç sahibi olursanız bütün kadınlar sizinle evlenmek için sıraya girerler.(Egosantrik yaklaşım) Kadın seçen değil seçilendir.(Kadını objeleştiren bir yaklaşım) İyi kalpli olursanız,siz hiç bir şey yapmasanız da istekleriniz başkaları tarafından gerçekleştirilir.(Pasifleştiren yaklaşım) Size yardım edenlerin(İyilik cinlerinin) sözünü tutmazsanız sahip olduklarınızı kaybedersiniz gibi.(Bağımlı hale getiren yaklaşım) 
“Hayır”diyebilmenin insanı özgürleştirdiği ve kendisini daha iyi hissetmesini sağladığına ben de inanıyorum. Günümüzde aileler çocuklarına “Hayır”demeyi öğretmiyorlar mı?Yoksa aileler çocuklarına “Hayır”demekte zorlandıkları için öğretileri inandırıcı olmuyor mu? Daha küçük yaşlarda bile bin bir özenle pişirdiğiniz emek ve zaman harcadığınız sağlıklı ve lezzetli yemekleri reddedip hamburgerle,pizzayla ya da abur cuburla doyurmak istiyorlar karınlarını. Ödev yapmak,sabah erken kalkıp okula gitmek,banyo yapmak,ders çalışmak hemen her çocuğun sıklıkla “Hayır”dediği konuların bazıları sadece. Aile içinde “Hayır”demek çok zor değil çocuklar için her koşulda vazgeçilmez olduklarını ve çok sevildiklerini bildikleri için belki de...Asıl sorunu kendi arkadaş çevrelerinde kabul görmek,popüler olmak,etkileyici olmak adına yaşıyorlar.  
Medyanın da kışkırtıcılığı ile çekici olmanın kriterlerinin başında ince bir bedene sahip olmak geliyor genç kızlarımız için. Öyle olduklarında karşı cinsten de daha çok ilgi göreceklerini düşünüyorlar belki de..Bu yüzden ölümcül diyetler yapılıyor,bıçak altına yatılıyor.Dış dünyadan gelen dayatmalara karşı zayıf düşülüyor kısacası. Ebeveynler kendileri de istemedikleri konularda çocuklarına“Hayır”demekte tereddüt etmezlerse öğretiye gerek olmaksızın,ev dışındaki dünyanın dayatmalarına da “Hayır”diyebilen çocuklar yetiştirilebilir. 
Çektiğiniz fotoğraf çok güzel,ben de fotoğraf çekmeyi çok seviyorum.İzninizle ona bir isim buldum “Çıplak dağın gölgesinde sıcak yaz.” 
 

 8 merhaba
Yazan yıldız nilüfer erak, 23-09-2008 08:18
Güzel bir yazı ama biraz düşündürücü , cocuklar yetiştirilirken velilerin cocuklar üzerinde yaptıkları baskılar bazen onların ilerideki yaşamları için gerekli bu devamlı olmasada.Önemli olan bir yetişkin olduktan sonra hayır demeyi bilmeleri.Ebebeyinlerde bunun kararını bilirse sorunun olacağını hiç sanmıyorum.Sevgiyle beraber yaklaşılan cocuklara sindirilmek baskı sayılmaz.Ama genede yaklaşımınız cocuklar için güzel tebrik ederim. Başarılar dilerim.
 9 Pekii... Çözüm ne?
Yazan A. Şeref DOĞRAMACI, 24-09-2008 17:12
Sayın Hocam peki sindirilmiş çocuklar ile ilgili çözüm öneriniz ne? Bu çocukları bu durumdan nasıl kurtarabiliriz? Ne yapılması lazım? 
Bu çocuklar kendi ayakları üzerinde durmayı nasıl öğrenecekler? 
 
Cengiz Eren'in Notu: Sindirilmiş çcuğun kendisinin istemesi durumunda yapılacak bilgi aktarımları yararlı olabilir. Öncelikle bunun farkına varılması ve kendisinin değişmeyi istemesi durumunda değişim çok kısa zamanda gerçekleşebilmektedir.
 10 Nasil degisir ve nasil degitiririz
Yazan sevda ozen, 28-09-2008 16:48
Cok guzel bir yazi tesekur ederim.Fakat koruma duygusu ile yanlis yetişirilip yanlis yetistiriyoruz bunun farkindyim ama yine de kendime engel olamiyorum.hayir demeyi ogretmiyoruz cunku bize hayir denmesini istemiyoruz oysa once bizim yanlislarimiza hayir diyebilmeliler ki baskalarinada diyebilsinler.
 11 göreCEli kavramlar
Yazan Gönül Dostları Bşk. Yrd. Gönen, 12-10-2008 21:09
sayın eren, 
ilginç bakış açınızla renklendirdiğiniz yazınız çok hoş olmuş ama ben de biraz değişik renkler katsam mı acaba dedim :) 
bana göre kahramanımınız sinderella iyiliğin güzelliğin, ezilmişliğin, simgesi gibi gelir size göre de bir sürü genç kızımız ayakkabı kolleksiyoncusu olacak kadar etkileniyorlarsa erkeklerin de ayak fetişisti olmaları gerekmiyor mu  
peki ya raponzeli veya kurbaga prensi okuduklarında böyle örnekler alırlarsa ilerleyen zamanlarda nlp cilerin, pedopogların işleri epeyce çoğalacaktır herhalde........, 
 
sindirilmiş çocuklara gelince cengiz bey, bence önce ebeveynlerin eğitimleri,ekonomik durumları koşulları sosyal yaşamları, özentileri, beklentileri nedir ki çocuklarından beklentileri ne olacaktır...birde hiç bir eğitim almamış anne ve babaların çocukları önemli şahsiyetler olurken, pek çok eğitimli mesleklerinde başarılı olmuş kişilerin çocukları farklı yerde ve arayışta olur :? veya kural tanımayan herşeye karşı çıkan biri mi olmaları gerekir biz büyükler olarak onlara örnekler sunarız farklı bakış açılarıyla yaklaşırız ama yolu onlar seçer. 1 sene bile bu yaşlarda çok önemlidir ve şuna da dikkatinizi çekmek isterim yetişirken büyüklerin eleştirdiğimiz bazı davranışları şimdi bizler yapıyoruz :  
benim için ailenin birbirine bağımlı değil ama bağlı olması gerekir hele o yaşlarda : 
size çalışmalarınızda başarılar diliyorum sağlıkla ve sevgiyle kalın cengiz bey 
 
Cengiz Eren'in Notu: Güçlü anne ve baba kişilikleri çocuklar üzerinde önemli bir engel olarak ortaya çıkar ve çocuklar bunu bir şekilde aşamazlarsa gelişim süreçleri de durabilir. Ayrica sindirilmek süreci sevgiyle bile olabilir. Aşırı sevgiye alışan çocuk bu sevgiyi kaybetmemek için sindirilme sürecini "razı" olarak akbul edebilir. Ne kadar dikkatli olunması gerektiği konusunda hem yazdıklarınız ve hem de diğer yorumları çok önemli.
 12 Sindirilmek ve sindirmek
Yazan Nadide Türk, 23-10-2008 09:06
Makalenizi okuyunca, kendimdeki bazı davranışların "arızaların" nedenlerini daha iyi anlar oldum. 
Tabi şu durumda sıra onları aşabilmeye geliyor. 
Ama herşeyden önce, bir anne olarak çocuğuma karşı kendim öyle bir davranışta bulunup bulunmadığıma dikkat etmeliyim...

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >


Üyelik Girişi





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Anket
Hayatımdaki yavaşlama ve korkular .............. sonrasında başladı.
 
Son Yorumlar
Zihinsel Detoks Programı
'Zihinsel Detoks Programı'
Merhaba , 23 Mayıs 2008 tarihli 'Zihinsel Detoks Program...
31/12/08 16:43 Devamı...
tarafından salih çalışkanel

Serhan Şeşen
insanlar kendi sınırlarını ve de farkındalıklarını iyi bilme...
16/12/08 11:18 Devamı...
tarafından gülin

Mustafa, Turgut Özakman, 32.nc...
mustafa filmi hak.
yazı mükemmel ve cok dogru duygusal sömürü de işe yaramamış....
15/12/08 22:22 Devamı...
tarafından belkıs ayanoglu

Mustafa Can Dündar, Yalnızlık ...
Can Dündar - Mustafa
Sir Francis Bacon'a atfedilen özdeyişe göre basit insanlar b...
15/12/08 21:55 Devamı...
tarafından Fikret Şemin

Serhan Şeşen
yaşanmamış yaşanmışlıklar
yazınızı okudum ve yaşamda zamanlama ve tarzın çok önemli ol...
15/12/08 19:25 Devamı...
tarafından ömür

Sitedekiler
NLP Braingineering
Bayar Cad. Gül Bahar Sok.
Demirkaya Apt. D 1 Kozyatagı
Istanbul Turkey


Telefon (0216 464 1727
Fax (0216 410 3563)
Email ce@cengizeren.info

© Copyright Cengiz Eren & NLP Braingineering cengizeren.info Bütün hakları saklıdır..