| Serhan ÅžeÅŸen |
|
|
|
| Yazar Cengiz Eren | |||
| Pazartesi, 15 Aralık 2008 14:15 | |||
|
Serhan ÅžeÅŸen'in vefat etmesinin nedeni hastanede doÄŸru tedavi uygulanmaması hatta bakılmamasıydı. O dönemde gündem de çok konuÅŸulmuÅŸ ve sonra da unutulmuÅŸtu. Tıpkı bugün gündemde olan ve daha sonra gündemden düÅŸecek olan Defne Joy Foster gibi. Birine doktorlar dövmesi olduÄŸu için ilgi göstermediler, diÄŸerine doktor çaÄŸrılmadı. İkisi de bugün yaşıyor olabilirlerdi. Serhan ÅžeÅŸen'in hayatı kiÅŸisel açıdan da incelemeye deÄŸer, dikkatlice okumak gerekirse. Bir kış günüydü. Kar yerde 20 santimden fazlaydı yıllar önce. Hava soÄŸuk ve gece yarısı sessizliÄŸi içinde botların karda çıkardığı sesler duyuluyordu yanlızca. Karanlık bir beyazlık etrafı sarmıştı, Kızıltoprak'ta. Demiryolu geçidinin altına doÄŸru ilerlerlerken sokağın başında karşıdan gelen biri, düÅŸünceli düÅŸünceli yürüyordu, ayağının altından çıkan kar gıcırdaması sesiyle. Baktım bu çocukluÄŸumdan tanıdığım bir simaydı. "Merhaba" dediÄŸimde düÅŸündü ve sonra "Merhaba" dedi. Yıllardır görüÅŸmemiÅŸtik. Kızıltoprak tren istasyonunda çaldığı gitarın sesinin istasyonun tavanından yansımasını da hatırlamıştım.KarşılaÅŸtığım kiÅŸi İlhan ÅžeÅŸen'di. Ne yapıyorsun diye sorduÄŸumda "Bursa'da banka müfettiÅŸliÄŸi görevinden ayrılıyorum. Artk Müzik yapacağım " demiÅŸti. Önemli bir karar vermiÅŸ görünüyordu. Bu kararın kendisi için iyi olması gerektiÄŸini söyleyerek ayrıldık. Sonrasında da hiç karşılaÅŸmadık, televizyon ekranlarından gördüÄŸüm anlar dışında. Sonrasında ise çok meÅŸhur olmuÅŸtu. "Neler oluyor bize gülüm neler oluyor" ÅŸarkısı ile gündemi yakalamış ve ÅŸarkı hit omuÅŸtu, uzun haftalar boyunca. MüziÄŸin çok çabuk tüketilmeye baÅŸladığı ülkemizde, bu ÅŸarkı tutmuÅŸtu. YeÄŸenleri ile kurduÄŸu orkestra Grup GündoÄŸarken programlarda daha çok yer alıyor ve bir çok eser ortaya çıkıyordu. Sonrasında orkestra dağıldı, nedeni bilinmez. Bir baÅŸka kare aklıma takılmıştı. BoÄŸaz köprüsünü alkollü geçen İlhan ÅžeÅŸen başı kanlı vaziyette kameralara "Kurtarın beni arkadaÅŸlar" diyordu., "Kurtarın" beni. Kameramanlara söylediÄŸi sözler farkında olmadan küçük bir yaralanmadan çok korktuÄŸunu anlatıyor ve bütün Türkiye'de bu korkuyu hissediyordu. YeÄŸenleri ile kurduÄŸu Grup GündoÄŸarken dağılmıştı ve yollar ayrılmıştı. Neler yaÅŸandığını kendileri biliyor olabilirler ama iyi giden iÅŸlerde liderlik kavgası onları da yol ayrımına getirmiÅŸti. Sonrasında Serhan ÅžeÅŸen'in adını gazetelerde okumaya baÅŸladık, keÅŸke okumasaydık. Hasta olmuÅŸtu ve yanlış tedavi uygulanmıştı. Sonuç gerçekten de hepimizi ÅŸok edecek sonuç olarak görülüyordu. Serhan ÅžeÅŸen'i kaybetmiÅŸtik. Bir tesadüf sonucu gittikleri "cemaat"a ait bir hastanede dövmesi olduÄŸu ve motosiklete bindiÄŸi için bizden deÄŸil gözü ile bakılmış ve uygulanan yanlış tedavi sonucu hayatını kaybetmiÅŸti. Burhan ÅžeÅŸen'in Milliyet Pazar'da yayınlanan hüzünlü röportajı içinde önemli cümleler var. Röportajın baÅŸlığında baba Burhan ÅžeÅŸen'in söyledikleri yazılmış. "Hastanenin bakışı ÅŸu: “Dövmesi var, motora biniyor, bizden deÄŸil. YaÅŸamasa da olur” Bu gerçekten o hastanedeki doktorlar için ve hipokrat yeminine ters düÅŸen davranışlarını açıklayan bir görüÅŸ. Babasının söyledikleri arasında "Onu ünlü davulcuların hocası Burhan Tonguç’a götürdüm. Serhan’ı dinleyince aÄŸladı, “Bu çocuk efsane olacak” dedi. Bir baÅŸka cümle de önemli "Bir gün bas çaldı, Gürol AğırbaÅŸ “Her ÅŸeyi bırakıyorsun, bas çalıyorsun” demiÅŸti, inanamamıştı yeteneÄŸine. " DiÄŸer cümle ise diÄŸerleri kadar önemli. "Galatasaray Felsefe’deki hocaları geldiler, dediler ki “Serhan milyonda bir gelecek bir öÄŸrenci”. Milyonda bir gelecek bir çocuk, milyonda bir olacak bir ihmalin kurbanı oldu, tuhaf. " Meraklı, akademisyen olmak isteyen, çevresinden dolayı farkettiÄŸi müzik yeteneklerini geliÅŸtirmiÅŸ biri Serhan ÅžeÅŸen. Müzisyen olmak istemiyordu. Babası söylemiyor belki de farkında deÄŸil ama Serhan ÅžeÅŸen çok yetenekli, belki de bir dahi idi. Ancak öÄŸrenemediÄŸi tek ÅŸey zeka hızı fazla ve algı hızı yüksek kiÅŸilerin kendilerini diÄŸerlerinden fazla korumaları gerektiÄŸi idi. Zira herkes farkında olmadan kendisi gibi olmasını istedikleri için onu önermeler bombardımanına tutmuÅŸlardı. Sen ÅŸöyle yap, sen ÅŸöyle ol diye. Ancak bu önermeler reddedildi mi? reddedilmedi mi? bilmiyorum. Ancak Serhan ÅžeÅŸen çok sayıda eser bırakabilecek ve yazabilecek iken hayatını kaybetti. Bu sadece ÅžeÅŸen ailesi için deÄŸil, hepimiz için acı ve olmaması gereken bir son, yetenekleri tabii ki önemli ama genç olması daha da önemli. Serhan ÅžeÅŸen röportajda da söylendiÄŸi gibi bir efsane oldu. Genç yaÅŸta kendilerini koruyamadıkları için hayatlarını kaybeden James Dean'den Barış'a kadar sayılabilecek yüzlerce insan gibi. Kimi kazadan, kimi hastalıktan, Kimi de baÅŸka nedenlarden dolayı. Kaynakları zengin, algı hızı yüksek ve baÄŸlantıları çok hızlı kuran kiÅŸilerin çok daha dikkatli olması gerektiÄŸi. Bunun için de bu kiÅŸilere ya da çocuklara " hayır" diyebilmesini ve hayatlarını nasıl yöneteceÄŸini öÄŸretmek hepsinden daha önemli. Bu yapılabilir mi? Verilen "evet" cevabı Åžerhan ÅžeÅŸen'i geri getirmese de Serhan benzeri çocukların ve gençlerin zarar görmelerini engelleyebilir. Grup GündoÄŸarken için hiçbirÅŸey eskisi gibi olmayacaktır ve bu etkileri üzerlerinden mümkün olduÄŸu kadar çabuk atmaları ve kendileri için olmasa bile Serhan için hemen birÅŸeylere baÅŸlaması gerekmektedir. Kendileri için yapabilirlerse çok daha kolay olabilir.
|









Bir kış günüydü. Kar yerde 20 santimden fazlaydı yıllar önce. Hava soÄŸuk ve gece yarısı sessizliÄŸi içinde botların karda çıkardığı sesler duyuluyordu yanlızca. Karanlık bir beyazlık etrafı sarmıştı, Kızıltoprak'ta. Demiryolu geçidinin altına doÄŸru ilerlerlerken sokağın başında karşıdan gelen biri, düÅŸünceli düÅŸünceli yürüyordu, ayağının altından çıkan kar gıcırdaması sesiyle. Baktım bu çocukluÄŸumdan tanıdığım bir simaydı. "Merhaba" dediÄŸimde düÅŸündü ve sonra "Merhaba" dedi. Yıllardır görüÅŸmemiÅŸtik. Kızıltoprak tren istasyonunda çaldığı gitarın sesinin istasyonun tavanından yansımasını da hatırlamıştım.


