Sitedekiler

Åžu anda 4 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Sayfa Gösterimi : 15835320
Secret Sultan PDF Yazdır E-posta
(3 oy, ortalama 5 üzerinden 5.00)
Yazar Cengiz Eren   
Pazartesi, 24 Ocak 2011 02:47

Bir masal veya hikaye olarak okuyabilirsiniz. İçinde Quantum bey, EFT, Secret ve Reiki hanım, Yoga bey, o da, Buda var.

Quantum Bey yolda yürüyordu. Quantanamo’dan yeni çıkmış gibiydi. O sırada reklamlarda kendi adını gördü. Dikkatli olarak baktığında bulaşık makinesi deterjanı olduÄŸunu anladı. “Hay Allah” dedi. “Adımı neden bulaşık makinesi reklamında kullanmışlar ki”. Demek ki ben de bulaşıkları temizlemeliyim” derken, daha önceden tanıdığı EFT hanımla karşılaÅŸtı. EFT hanım, Secret Hanım’ın da iyi dostuydu. Daha önceden tanışmışlardı. “Nasılsınız” dedi EFT hanıma, aklından “bankadan mı geliyorsunuz” sorusunu sormak geçti ama soramadı.  “İyiyim” dedi EFT hanım, “Reiki hanımla bir kahve içtik, sohbet ettik” dedi. “KeÅŸke siz de orada olsaydınız”. “Ben de olmak isterdim” dedi, Quantum bey, “inÅŸallah yakında tekrar buluÅŸabiliriz.” EFT hanımla buluÅŸmak için sözleÅŸtiler, Mail adresini almıştı tabii, telefonunu da. Ayrılırken “Biz Secret hanım’la birlikte geliriz” demiÅŸti. Neden Secret hanımla beraber gelecekti ki, iÅŸin içinde bir sır olsa gerekti. 

Biraz daha ilerledi. Karşı tarafta yürüyen Sızıntı bey’i gördü. Gözlerinde iki damla yaÅŸ ve yavaÅŸ yürüyordu. Hem de “Åžanlıyam, Vanlıyam, hem de PennsilVanlıyam” türküsünü söyluyordu. “Bu da ne kadar zamandır sızıyor, sızma zeytinyağı gibi.” diye düÅŸündü, quantum bey. Sızma zeytinyağı çaÄŸrışımı saçma olacaktı ama aklından geçmiÅŸti. Tam bunları düÅŸünürken Sızıntı bey’le nasıl iÅŸbirliÄŸi yapabilirim’i de sorgulamıştı aynı anda aklında. Sızıntı Bey’in çok yerde cemaati vardı ve aÄŸlayarak güçlenmiÅŸti. Ama bunu düÅŸünürken bir sızı da duymuÅŸtu, nedenini bilmeden.

Yakındaki bir spor salonunda ise Yoga bey yoga yaptırıyordu. “Mantranızı söyleyin gözlerinizi kapatın, özlerinizi açın, bu dünyadan kaçın” gibi kafiyeli sözler yoga yapanların ilgisini çekiyordu. Gözler kapanmıştı ama düÅŸünmeyi durduramıyorlardı, yoga yapanlar ve Yoga bey buna çok kızıyordu. Kendisi de aslında kızmayı engelleyemiyordu. Ama birÅŸey söyleyemiyordu ve Yoga bey de gözlerini kapatarak durumu gözden uzak tutmaya çalışıyordu. Yoga bey bir anda camın önünden geçen Quantum beyi gördü. Biraz önce de EFT hanım ve Reiki hanımı da görmüÅŸtü. Tam içinden inÅŸallah “Buda’yı görmem” derken, yoga yaptıkları odanın içinde göbeÄŸi kocaman Buda’yı gördü. “Bu da başıma geldi” diye düÅŸündü.  Evet bu gün o da, bu da, ÅŸu da kapısının önünden geçmiÅŸti. “En iyisi ben bunlarla bir toplantı ayarlayayım” diye düÅŸündü. Böyle olmayacaktı toplantı yapmak için top lazımdı. Nereden almalıydı topu. Futbol topu mu? Ping pong topu mu? Yoksa tenis topu mu olmalıydı. En iyisi ping pong topu olsun diye düÅŸündü. Toplantı da ping pong topları kullanılacaktı. Yoga bey dersini bitimek için söze baÅŸladı. “Yarın daha iyi yogalamanız gerekiyor yoksa ben sizi çok fena yogalarım” dedi, yoga yapanlara. Yoga yapanlar “bizi yogalamayın lütfen” inlediler. Ders bitmiÅŸti. Ne yapacağını düÅŸünüyordu, toplantı için.

Aynı zaman diliminde ise Sick-man Bey, “evet buldum” dedi. Pizzacının önünden geçerken gördüÄŸü “limitsizsiniz” yazısını gördüÄŸünde. “Ah ne güzel kitap adı olur, pizza gibi satılır” diye aklından geçirdi. Evet pizza gibi satılır ve bir gün sonra da dışarı atılırdı ama bunu farkedemeyecekti, sick-man Bey. Daha önce de böyle çok yaratıcı ÅŸeyler bulmuÅŸtu. Ben gençlerin zeki ve akıllısını severim demiÅŸti, ama ahlakı unutmuÅŸtu. Olsun ahlak olmasa da olurdu. Olanda olur, olmayanda olmazdı. Dahil olduÄŸu sızmacı cemaatinden bunu çok iyi öÄŸrenmiÅŸti ve “gata-kulli” yapmayı kendisine ÅŸiar edinmiÅŸti. Åžiar edindiÄŸi için ÅŸair olması mümkün olmayacaktı.

Yoga Bey telefonun başına oturdu. Toplantıyı yapmaya karar vermiÅŸti. Ve Herkesi aradı, aradı, aradı, aradı. Hepsiyle tek tek konuÅŸtu. Zaman da bir yerde buluÅŸacaklardı. Zaman tersten okunduÄŸunda namaz oluyordu. Toplantı bir hafta sonra yapılacaktı. Herkes bu toplantıya katılmak istemiÅŸti. Ne de olsa birlikten kuvvet doÄŸar diye düÅŸündüler. Zira hepsi tıkanmışlardı. Anlatamıyorlardı ama insanlar bizi anlamıyorlar diye düÅŸünüyorlardı, zaten bunların yüzde 60’ı aptal diye düÅŸünüyorlardı. Bunu ilk söyleyen kiÅŸi süper yazıyordu ama yazdığı gibi anlattığı için kimse anlamıyordu. Anlatamıyorum demek yerine dinleyenler aptal demeyi uygun bulmuÅŸtu.  Telefonda Sızıntı Bey yine gözleri yaÅŸararak “toplantının moderatörü ben olmak istiyorum, hatta ben tüm zamanların moderatörü olup ebede geçmek istiyorum” demiÅŸti.  Ama Amerika’dan nasıl gelecekti ki, gelecekte gelemeyecek olsa da.Ama Yoga bey hayır diyememiÅŸti “her iÅŸte bir hayır var” diyerek “evet” demiÅŸti. Herkes toplantıya hazırlanacaktı.

Toplantıya önce Sızıntı bey geldi. Yerine oturdu. Bunların içine nasıl sızabilirdi. Onu planlıyordu. Sonra EFT hanım geldi. Sızıntı bey EFT hanıma “hoÅŸ geldiniz” dedi. EFT hanım, “gözünüz yaÅŸlı size bir EFT yapabilirmiyim?” dediÄŸinde “yaparsanız, ben de size bankadan yüklü bir EFT yaparım” dedi Sızıntı bey.  EFT hanım buna sevinmiÅŸti.” Oh” dedi ” EFT’li EFT ne güzel olur” diye cevap verdi.  Bu konuÅŸmalar olurken kapıdan içeri sessizce tiÅŸörtünün üstünde iki büyük R harfi olan biri girmiÅŸti. EFT hanım sırtı dönük olduÄŸu için görememiÅŸti. Sızıntı bey başı açık olan bu hanımı tanımamıştı ama EFT dönüp baktığında Reiki hanım hoÅŸ geldiniz dedi. İki R’nin anlamını ÅŸimdi kavramıştı demek R2 hanım buydu. Reiki hanım EFT’ye dokundu ve” enerjiyi hissediyor musun?” Dedi. Hissetmese bile “Evet” dedi. “Generatör gibisin” dedi, R2 hanıma. Yoga Bey’le, Buda Bey’de beraber girmiÅŸlerdi içeri. Ama Buda bey göbekli olduÄŸundan koltuÄŸa oturamayacaktı. Buda Bey, “herkese merhaba” dedi ve klasik oturuÅŸu ile oturdu, doÄŸrudan yere. Quantum Bey’in geliÅŸi daha da ilginçti. Bir elinde quantum deterjanı vardı, adı buradan anlaşılsın diye. DiÄŸer elinde ise ne vardı görülemiyordu.  Saklar gibiydi. Sick Man geldiÄŸinde Sızıntı bey toplantıyı yaÅŸlı gözlerle açmaya baÅŸlyordu. “Neden toplandık biliyor musunuz?” Dedi, yaÅŸlı gözlerle. “Bilmiyoruz” dediler. Yoga bu sırada söze girdi. “Hepimiz yaptıklarımızla insanlara yardım etmeye çalışır gibi yapıyoruz ama olmuyor.” “BirleÅŸelim ve yeni birÅŸeyler üretelim yoksa iÅŸimiz olmayacak” derken onunda gözleri yaÅŸlanmıştı. EFT ile R2 hanım da “evet biz de birÅŸeyler yapıyoruz ama olmuyor, Ne yapacağız? Bilmiyoruz” dediler. Bir slogan üzerinde çalışalım dediler, “kiÅŸisel gel iÅŸim bu, kiÅŸisel gel iÅŸim bu” sloganını hepsi beÄŸenmiÅŸlerdi.

“N Yapamıyorsanız, M Yapın” diye bir ses duyuldu, nereden geldiÄŸi belli olmayan. EFT tıklamaya baÅŸlamıştı, R2 enerji alıp vermeye çalışıyordu. Yoga’nın gözleri kapalıydı, Sızıntı bey hıçkırarak aÄŸlıyordu, sessizce acz, itaat, hoÅŸgörü kelimeleri aÄŸzından dökülürken. Sick man ise “kiÅŸisel kurtuluÅŸ savaşınızı baÅŸlatın ve kurtuluÅŸa kadar gidin ama pangaltıdan geri dönün” diyordu.. Ne de olsa sick-man dediler içlerinden, diÄŸerleri. Bu sırada Buda kendi önüne konan yiyeceklerden yiyordu. DiÄŸerleri aç olsalarda kendi koca göbeÄŸi doymalıydı.” “Bu da yenir, bu da yenir”  yemekleri lüpletiyordu.

Toplantıda ses kesilmiÅŸti. Buda’nın ağız sapırtıları, Yoga’nın hareketsiz oturuÅŸu, Sızıntı’nın yaÅŸlı gözleri, quantum’un quantaları, EFT’cinin tıkırtıları, R2’nin evrenden enerji alma çabaları, ve sick-man’in “KurtuluÅŸ, Pangaltı, kurtuluÅŸ, pangaltı” sözleri birbirine karışmıştı.
Her zaman olduÄŸu gibi  kendilerine bile yardım edemez durumdaydılar. Neyseki yoga getirdiÄŸi ping pong toplarını dağıtmıştı. Top oynamaya baÅŸladılar. EÄŸlenmeye baÅŸladıkları açıktı. Oynamaya devam ettiler, toplarla. Top lantı yapılmış oluyordu, böylece. Büyük bir olasılıkla toptan sonra kolbastı oynayacaklardı. Böylece toptan kolbastı çıkacaktı. “Kolbastıdan sonra külbastı yeriz” diye düÅŸündü Buda. Sonra ne olduÄŸunu bilmiyoruz.

Hepsinin ortak noktası insanları yönetebilir hale getirmekti. Hayır demesini bilmekleri gibi, öÄŸretemiyorlardı. Bilinmeyen ÅŸey zaten öÄŸretilemezdi. Aslında  insanları pasifleÅŸtirmeye çalıştıklarının bile farkında deÄŸillerdi. AÄŸlayın, acı çekin, razı olun diyerek, hayatların yönetimlerini kendi ellerine almak istiyorlardı hepsi. Bir zaman mürittiler, sonra mürÅŸit olmaya kalktılar, yeni müritler yani müÅŸteriler yaratmaya çalışıyorlardı. Ama olmuyordu istedikleri. Hayır demesini öÄŸrenen insan sayısı arttıkça kendileri güçsüzleÅŸiyorlardı. Hayır diyemeyenler ise baÅŸkalarının yönetimine girmeye baÅŸlıyordu kolaylıkla.

Kıssadan hisse İMKB’den alınabilir mi? Bence alınabilir. Ak Akçe Kara gün için ise, kara akçe ak gün için midir?  Sapla samanı karıştırmadan sakla samanı, satarsın gelir olur sana o zaman. Yedisinde neyse yetmiÅŸinde de o, cümlesinden Benjamin Button filmi yazılmış olabilir mi? AÄŸaç yaÅŸken eÄŸilir, bu yüzden mi bütün oyunlar çocuklar üzerinden oynanıyor, onların birilerinin önünde eÄŸilebilmesi ve el öpmeyi öÄŸrenmesi  için mi?  Bir deli kuyuya taÅŸ atar ve kuyuda su bu sebepten olduÄŸu anlaşılabilir mi? O zaman “one minute, one minute” ve “Seninle bir dakika mutlandırıyor beni” ile bu yankı’sı çok olacak yazı biter. Secret'taki tek secret, C ve R arasına konan T harfi ile ortaya çıkmaktadır.

 
 
 
 

Üyelik Girişi



E-posta Listesi

Seminerlerden ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen formu doldurunuz.