Sitedekiler

Åžu anda 3 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Sayfa Gösterimi : 15835329
Giriş Sayfası Güncel GÜNCEL YAZILAR Sindirella veya Sindirilmiş Çocuklar
Sindirella veya Sindirilmiş Çocuklar PDF Yazdır E-posta
(37 oy, ortalama 5 üzerinden 4.78)
Yazar Cengiz Eren   
Çarşamba, 17 Eylül 2008 12:14
SindirilmiÅŸ Çocuklar Yayınlanan iki haber sindirilmiÅŸ çocukların başına neler gelebileceÄŸini çok acı ÅŸekilde gösterdi. Sindirella masalından yola çıkılarak hazırlanan yazı, çocuklara hayır demesini öÄŸretmeyenlerin yaÅŸadıkları ağır sonuçların neler olduÄŸunu da gösteriyor. Kendinize baktığınızda siz sindiren misiniz? yoksa sindirilen misiniz? Yoksa sürekli olarak sindirmeyi, sindirilmeyi yaşıyor olabilir misiniz? Bazen bir aslan, bazen bir kuzu gibi olarak? Karar tabii ki sizin.

Masal ÅŸöyledir. Evde iki kızkardeÅŸ ve bir anne vardır. Bir de evi temizleyen ve yemek yapan aileye hizmet eden kız. Prensin vereceÄŸi baloya kızkardeÅŸler gider. Masal bu ya peri de balkabağından araba, örümcek ağından elbise yaparak temizlikçi kızın baloya gitmesini saÄŸlar. Cam ayakkabıları da çok güzeldir. 

Peri bunları ÅŸartlı olarak yapmaktadır. Tek ÅŸart saat 12.00 de eve geri dönmesidir. Bu saatte büyü sona erecek ve herÅŸey eski haline dönecektir. Baloya gittiÄŸinde çok beÄŸenilir, dikkat çeker,  prens onu dansa kaldırır. Tam saat 12.00 olmak üzereyken kaçar gibi ayrılır balodan Kaçarken ayakkabılarından birini merdivende düÅŸürür ve sonra büyü sona erer.

Prens bir görüÅŸte aşık olduÄŸu kızı merdivende kalan ayakkabısı ile aramaya baÅŸlar. Åžehirdeki bütün kızlara ayakkabı giydirilmeye çalışılır, kimseye olmaz ama temizlikçi kıza ayakkabı tam olur ve evlenirler. Masal böylece sona erer.

Alınacak dersler ÅŸunlardır. KaÅŸ, göz, ses önemli deÄŸildir. Prens bu açılardan kızı hatırlayamaz herhalde ki, ayakkabı ile bulmaya çalışır. Ayak baÅŸtan daha önemlidir mesajı verilmektedir masalda. Bu masalı küçüklüÄŸünde okuyan kızlar, büyüdüklerinde en çok ayakkabıya para harcarlar.

Gözlerin, sözlerin hiç önemi yoktur. Masalda erkek seçici kız ise seçilen durumundadır.  Ayağına ayakkabı olan kız “Sayın Prens ben seni istemiyorum” deseydi, bu masal büyük ihtimalle olmayacaktı.

Sindirella bu anlamda önce evdeki iki kızkardeÅŸ ve iki kızkardeÅŸin annesi tarafından sindirilmiÅŸ bir genç kızdır. Sindirmek ve sinmek fiillerinin edilgen halleri “sindirilmek” olarak kullanılmaktadır. Sindirilen yiyecekler ve sindirilmiÅŸ çocuklar. Sindirilen yiyecekler daha sonra posa halinde atılır vücuttan. SindirilmiÅŸ çocuklara ne olur acaba?

Çocuklar neden sindirilmeye çalışılır sorusu sorulması gereken bir soru. HerÅŸeyi doÄŸru bildiklerini düÅŸünen büyükler çocukların ne yapması gerektiÄŸine çoktan karar vermiÅŸlerdir ve yapmasını isterler. BaÅŸarılı ve güçlü anne babalar da çocuklarının nasıl davranmaları gerektiÄŸini güçlerini kullanarak söylerler ve yaptırırlar. Anne babalar gibi öÄŸretmenler de sınıftaki huzur açısından bir çok yol kullanarak sindirmeye çalışırlar. Sınıfta kural öÄŸretmenin en güçlü görüneni ezmesidir. En güçlü görünen ezilirse, öÄŸrencilerin hepsi sindirilmiÅŸ olacaktır.

SindirilmiÅŸ çocuklar ise sınıflara ayrılabilir. Elle sindirilmiÅŸ çocuklar, sözle sindirilen çocuklar, gözle sindirilen çocuklar, güçle sindirilen çocuklar, para ile sindirilen çocuklar.  Hiçbir ÅŸekilde baÅŸkaldıramayan bu çocukların bilmedikleri ya da bildikleri ama söyleyemedikleri kelime “Hayır” kelimesidir. “Peki anneciÄŸim”, “evet babacığım”, “haklısınız öÄŸretmenim” çok sık kullandıkları cümlelerdir.  Bu kelimeler daha sonra “evet kocacığım/karıcığım”, sen haklısın patron”, “ne dersen onu yaparım efendim” ÅŸekline dönüÅŸecektir, aslında böyle söylememesi gerektiÄŸini bile bile.

Bir zayıflama kliniÄŸinde, oteli desek daha iyi olur, çok sert uygulamalarla 14 kilo verdikten sonra hayatını kaybeden kız için akrabası ÅŸu cümleleri söylemektedir. “Çok iyi bir kızdı. NeÅŸeli, ailesini üzmeyen bir çocuktu.” Ailesini üzmeyen, iyi olduÄŸuna benimde inandığım kız baÅŸkalarını üzmemek için kendisi üzülüyor ve hissettiÄŸi kötü duygular onun fazla yemesine dolayısı ile kilo almasına sebep oluyor olabilir miydi? Bu kiloları aldığı ve verebilmek için kapatıldığı, sert kuralların uygulandığı çiftlikte evdeki sınırlardan daha sert sınırlarla karşılaÅŸtığında “hayır” da diyemediÄŸi için tek çözümü hayatı terketmekte bulmuÅŸ olabilir miydi? farkında olmadan. Oradan çıkmak isteyipte çıkamamış ve  orada kalmaya istemeden devam etmiÅŸ olabilir mi? Bütün bunları artık bilebilmek mümkün deÄŸil ama genç yaÅŸta kaybedilen bir deÄŸer hepimizi üzüyor.

Bir baÅŸka örnek ise daha önemli sonuçları ortaya çıkarıyor olabilir. Yakın zamanda vefat eden kiÅŸi ile yapılan son röportajda ÅŸu cümleler var. “Türkiye’deyken ailem tüm yaÅŸamımı kontrol ediyordu. Taleplerini her zaman yerine getiriyor, hayır diyemiyordum. Çok düÅŸkün olduÄŸum babam çok dominanttır. Hiçbir ÅŸeye kendim karar veremiyor, yalnız yapamıyordum. Paris’e tek başıma okumaya gidince, hiç olmazsa bedenimi kontrol edebilme ÅŸansım oldu. Kendimi cezalandırmak istercesine vücudumdan acısını çıkarmaya çalıştım. Üzüldüm kendimi aç bıraktım. Kızdım yine aç bıraktım."

Bu cümleler de çok önemli gerçekten. Sorunun ne olduÄŸunu açıkça gösteriyor. Hem karşı gelme isteÄŸi ama sevgi dolayısı ile karşı gelememek ve hayatını kontrol edemediÄŸi için bedenini kontrol etme isteÄŸi. ÜzüldüÄŸünde veya kızdığında aynı davranış modeli. Acı çekmek temelli bu davranışın ağır sonuçlarını kendisine ve sevdiÄŸi ama karşı gelemediÄŸi insanlara da yaÅŸatmak. Tabii sonuçlar çok ağır.

Sıkıldığında çok yemek yiyerek kilo alan, sıkıldığında kendini cezalandırmak için yemek yemeyen iki önemli ama acı örnek. İkisinin de ortak özelliÄŸi “SindirilmiÅŸ” çocuk olmaları. Sonuç ise genç yaÅŸta bu hayatı terkediÅŸ. Tabii ki aileleri çok üzülmüÅŸlerdir onları kaybettikleri için. Ama onlara hayır demesini öÄŸretebilseler, uslu ve terbiyeli olmak yerine kendileri gibi olmasını saÄŸlasalar sonuç farklı olur muydu? Bilinmez ama farklı olacağını net olarak söyleyebilirim.

Bir de tabii ki bu sert sonuçları yaÅŸamayan ama sindirilmiÅŸ oldukları için hayır diyemeyen ve kendisi gibi olamayan binlerce insan var. Bu kiÅŸilerin kendileri gibi olabilmeleri için deÄŸiÅŸmeleri gerekiyor. YaÅŸanan bir çok olaya neden tepki göstermediÄŸimizin ardında yatan bu gerçek. ÇoÄŸunlukla hayır diyememek ve acı dayanılmaz hale geldiÄŸinde tepkisel ve patlamalı hayırlar yerine, kendini iyi hissetmediÄŸi  her duruma kendini kötü hissetmeden hayır diyebilmek. Bunun için zihnin nasıl çalıştığını, içeriksiz baÄŸlantıların nasıl kurulduÄŸunu ve tecrübelerin etkisinin sonuçlarını ve en önemlisi kendi geleceklerini kendilerinin planlayabilmelerini öÄŸrenmeleri gerek, karar verip kimseden onay almadan harekete geçerek, hem de en kısa zamanda, sizin de yapmanız gerektiÄŸi gibi.

 
 
 
 

Üyelik Girişi



E-posta Listesi

Seminerlerden ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen formu doldurunuz.