Sitedekiler

Åžu anda 8 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Sayfa Gösterimi : 15835346
Giriş Sayfası Kishileaks Kishileaks Elif Şafak Politics of Fiction Konuşması ve Kishileaks yorumları
Elif Şafak Politics of Fiction Konuşması ve Kishileaks yorumları PDF Yazdır E-posta
(5 oy, ortalama 5 üzerinden 4.80)
Yazar Cengiz Eren   
Cumartesi, 13 AÄŸustos 2011 11:30
Elif ÅŸafak politics o fiction konuÅŸması ve yorumu KshileaksElif Åžafak'ın  Poitics of  Fiction konuÅŸması ve bu konuÅŸması üzerine yazılan Kishileaks yazısı. Elif Åžafak kendisi hakkında çok önemli bilgileri farkında olmadan aktarıyor, güzel planlanmış ve güzel sunulmuÅŸ konuÅŸmasında.  Yazının devamında Elif Åžafak hakkında önemli bilgileri bulacaksınız.  Bir sonraki yazı ise AyÅŸe Arman ile Siyah Süt yayınlandığında yaptığı röportajının incelemesi olacak.  Burada yazdığımız yorumlara parallelik gösterecek mi? bilmiyorum. 


Elif Åžafak'ın Politics of Fiction konuÅŸması  konuÅŸması, hem kendisi ve hem de dünya hakkındaki duygularını açıklaması güzel ve ilginç.



 konuÅŸması, hem kendisi ve hem de dünya hakkındaki duygularını açıklaması güzel ve ilginç.  KonuÅŸması iyi hazırlanmış ve sunum teknikleri de mükemmel. . El hareketleri, alan kullanımı, parmak hareketleri de gerçekten güzel. Bir yazarın bu kadar güzel konuÅŸması kendini sözel olarak anlatabilmesi tebrike ÅŸayan. KeÅŸke Aziz Nesin'de bu eÄŸitimi alabilseydi, kendisini düÅŸündüÄŸünden yavaÅŸ ifade edebilseydi.  Ancak eksik olan bir ÅŸey var, o da duygularını sesisyle ve yüz mimikleri ile ifade edememesi. Bir donup kalmışlık var, bakışlarında ve mimikleri fazla olmayan yüzünde ve gözlerinde.

Tabii konuÅŸma dikkatli olarak incelendiÄŸinde kendisi hakkında çok önemli bilgileri de farkında olmadan ifade ediyor. Buna Kishileaks dediÄŸimi artık biliyorsunuz..

Yaptığı sunumda ilk dikkati çekmesi gereken teknik,  üçlemeler, sonrasında ise  çemberleri kullanıyor. Kalite çemberleri kavramı iÅŸ hayatından bilinen bir kavram.
Üçlemeler ÅŸu ÅŸekilde ifade ediliyor konuÅŸmasında, serpiÅŸtirilmiÅŸ olarak..
Anne, çocuk ve cicianne,
Askeri Darbe, papanın vurulması, eurovizyonda sıfır puan
, (dinleyiciler bir tek bu kelimede gülüyorlar.
Germany, Jordan, Ankara,
Sense of cencor, Contiunity, Coherence,
Politika, sigara ve örtü,
Filistinli, Türk ve Endonezyalı yazarlar

gibi benzer üçlemeleri konuÅŸmasında bulabilmek mümkün. Üçleme, trilogy hristiyanlıkta, baba, oÄŸul ve kutsal ruhu anlatır. Dinleyenler hristiyan olduklarından bunu bilmekte, farkında olmadan Elif Åžafak'a yakınlık hissetmektedirler. Elif Åžafak'ın üçlemeleri bu konuÅŸmada kullanıyor olması, sunumunun ne kadar dikkatli hazırlandığını ve dinliyicilerinin doÄŸrudan kimlik deÄŸerlerine dokunmaya çalıştığını  göstermektedir. Bu konuÅŸmayı Türkiye'de yapıyor olsa üçlemeler yerine Tasavvuf yerleÅŸtirilmesi garip karşılanmamalıdır. 

KonuÅŸmanın içeriÄŸine bakıldığında ise Elif Åžafak kendisi hakkında çok önemli ipuçları veriyor. Kishileaks yazılarında görülenler kadar önemli bilgiler var. Anne ve  baba diplomat olduÄŸundan Fransa'da doÄŸan bir çocuk Elif Åžafak. Anne ve babanın ayrılmasından sonra annesi ile birlikte Ankara'ya Anneanne yanına geliyor. Modern eÄŸitimli bir anne, akne sivilceleri okuyarak ve bunların üzerine mürekkep döküp daireler yaratarak yok eden ve fal bakan bir anneanne.  Ankara'da yaÅŸadığı çevrede ise babanın hakim olduÄŸu kalabalık aileli ataerkil komÅŸular.

Sekiz yaşında kendisine annesinin hediye ettiÄŸi bilgisayarla günlük tutan, hikaye yazmaya baÅŸlayan Elif Åžafak. Ancak çevresinde hayali arkadaÅŸların olması yaÅŸadığı derin yalnızlığını da büyük ölçüde anlatıyor. Kendisini Yalnız hisseden ve sıkılan çocuklar kendi hayal dünyalarında yarattığı arkadaÅŸları istedikleri gibi ÅŸekillendireceklerdir. Bu ise daha sonrasında yazarlıklarında önemli yararlar ve etkiler saÄŸlayacak ama yanlızlıklarını yokedemeyecektir. Sahnede olan Elif Åžafak da kendisini çok sayıda insan dinliyor olmasına raÄŸmen yalnızdır.

Hayali arkadaÅŸlar gerçekten önemli, YurttaÅŸ Kane'in çocukken evden alınış sahnesinde de oynadığı hayali arkadaÅŸları farkedebilirsiniz. Üstün Dökmen annesi ile yaÅŸarken “Hayali arkadaÅŸlarım vardı” diyordu bir röportajında. Anneannesi veya babaannesi ile zorunlu olarak yaÅŸamak zorunda kalan insanlarda farkında olmadıkları bir kaybolmuÅŸluk duygusu görülüyor. KaybolmuÅŸluk duygusu ise farkında olmadan bir strateji oluÅŸturuyor. Kaybolmamak için her zaman görünür olmak.  Üçüncü kuÅŸak olup birinci kuÅŸak ile yaÅŸamak ve büyümrk zorunda olan kiÅŸiler görünür olmaya çalışıyorlar.

AyÅŸe Arman'ın çok küçük yaÅŸta pazarda kendisini kaybolmuÅŸ olarak hissetmesi onun her zaman görünür olmak istemesinin en önemli sebebi. Fetullah Gülen ve DoÄŸan CüceloÄŸlu ise babaanne kültürü ile yetiÅŸen çocuklardan.

Daha sonra annesinin diplomat olması dolayısı ile ülke ülke dolaÅŸan Elif Åžafak, elinde bavulu dolaÅŸmaktadır.  Elde bavul eÄŸitim süresinde de dolaÅŸmaya devam edecektir. Sonrasında kendisini hiçbir yere ait hissedemeyecek, ama heryerde olmaya çalışacaktır. Heryerde olmaya çalışması ise kendi gidemediÄŸi yerlerde  adı ve kitaplarının olmasıdır.. Kavramsal  olarak bakıldığında anne ve baba ayrılığı sonucu, Strasbourg'dan Ankara'ya gelmiÅŸ ve bu sırada içerisini dışarısı olarak algılamaya baÅŸlamış ama farkında olmadan dışarısı içerisi haline dönüÅŸmüÅŸtür. Böylece her zaman ve her konuda dışarıda kalmak isteyecek, hiçbir konu, ideoloji, düÅŸünce biçime dahil olmak istemeyecek, tag'lardan ve tanımlanmış olmaktan uzak duracaktır.  Ancak "pacing" yapmak için her toplumsal ve sosyal ve dini konuyu kullanabilecektir.

Annesinin “evlen” ısrarları ile evlenmiÅŸ, eÅŸi İstanbul'da yaÅŸarken, kendisi Arizona'da yaÅŸamaya baÅŸlayarak evliliÄŸini bile dışarısı haline getirmiÅŸtir. EÅŸi ile uzun süre birlikte olmaları durumunda, evlilik içerisi haline dönüÅŸmeye baÅŸladığında de içerisi dışarısı kavramı çalışmaya baÅŸlayacak ve büyük bir olasılıkla dışarı çıkmak isteyecek, eÅŸinden uzakta yaÅŸamaya baÅŸlayacak ve dışarısı olarak algılanan yer içerisi haline dönüÅŸtüÄŸünde yeniden dışarısına doÄŸru harekete geçecektir.

Ayrışma halinin ve içerisi ve dışarısının ortadan kalktığı tek durum ise yazmaktır. Kendisi bunu “çok dilde yazarken, kendimi yeniden ÅŸekillendiriyorum” demesi, yazma eylemi sırasında tek parça haline gelebildiÄŸini göstermektedir. Bu yüzden yazmaya ve yazmaya devam etmek zorundadır.

Aciların motive edici ve birleÅŸtirici olduÄŸuna inanan Elif Åžafak, belki de son romanı İskender'de intihal yapıldığı tartışmalarında acı çekerek yaratıcılığını kullanmak ve bir sonraki romanının daha özgün olmasını saÄŸlamak istemektedir, belki de.

Söylediklerine ve inançlarına bakıldığında da ilginç sonuÅŸlar ortaya çıkacaktır. İngilizce'nin matematiksel ve beyinsel, Türkçe'nin ise ÅŸiirsel ve duygusal olduÄŸunu ifade etmektedir.

Acı insanı uyarır diyerek, farkında olmadan kitaplarında babaannesinin siÄŸillerin üzerine mürekkep dküp dua okuyarak yok etmesi için acıyı anlatmakta ve acı ile bir deÄŸiÅŸim saÄŸlamaya çalışmaktadır, kitaplarında.

Hikayeler beni birleÅŸtirir, derken kendisinde varolan ayrışmayı çok net olarak ifade etmektedir. Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler beklendiÄŸini, ancak kendisinin bunu yapmayacağını, eleÅŸtirmenlerin beklentilerine hayali karakterleri kullanmaya devam ederek, karşılamayacağını da ifade etmektedir.. Müslüman kadın yazarların müslüman kadınların çektiÄŸi acıları anlatan hikayeler yazmasının beklenmesi de onu hayrete düÅŸürmektedir.  Kendisi ise küçük yaÅŸtaki hayalı arkadaÅŸlarını romanlarında yaratmaya ve yazmaya devam edecektir.

Politikanın kiÅŸiliÄŸi etiketlediÄŸini söyleyen Elif Åžafak, bunun yaratıcılığı engelleyeceÄŸini söyler. Ama kendisinin ÅŸunu da sorgulaması bence kendisi için yararlı olur. Sadece politika mı yaratıcılığı engeller?  sorusuna cevap vermemektedir.  Anne Baba ayrılığı, eÄŸitim hayatı, askerlik, hatta yorumlanmadan alınan bilgiler fazkında olmadan zihni engelleyecektir.

Yukarıdaki yazılanlara dikkatli olarak baktığımızda siÄŸiller ve akneler üzerine mürekkep dökerek iyileÅŸtiren büyük annesi gibi, o da mürekkep ile acıları yoketmeye ve insanlığı birleÅŸtirmeye çalışmaktadır. SiÄŸiller üzerine mürekkep dökmek yerine, kağıdı kelimeler ve hayal gücü ile boyayarak bunu yapmak istemektedir. İkisi de siyah mürekkep kullanmakta, ikisi de aynı sonuca ulaÅŸmaya çalışmaktadır. İnsanların kendilerini iyi hissedebilmeleri.

Babası tarafından terkedilen, sürekli dolaÅŸarak kendisini bir yere ait hissedemeyen Elif Åžafak dünya vatandaşı olmuÅŸtur. Yaptığı konuÅŸmada babası ile ilgili tek kelime “ayrıldılar “ kelimesidir. Nobel Ödülü alan Orhan Pamuk'un “Babamın Bavulu” konuÅŸmasında tek kelime anne olmadığı gibi, Elif Åžafak'ın konuÅŸmasında da baba yoktur. Yazar olmak için birÅŸeylerin eksik olması veya acı çekilmesi gerekir gibi bir sonucu da buradan görebiliriz. Elif Åžafak'ta bir gün Nobel alırsa “Annemin Bavulu” gibi konuÅŸma yapması ÅŸaşırtıcı olmayacaktır.

KonuÅŸmanın başındaki dairelerin anlatımından yola çıkarak, Elif Åžafak'ın bu konuÅŸmada kullanması gereken modelin “Ebru sanatı” olmasının yararlı olacağını düÅŸünmekteyim. Ebru sanatında da yağın üzerine boya damlattığınız zaman daireler oluÅŸur ve bunları yeniden istediÄŸiniz gibi ÅŸekillendirmeye devam edersiniz. Bu anlamda “ Elif Åžafak kendisini her an yeniden renklendiren bir Ebru'dur”. 

Cengiz Eren
14.08.2011

 
 
 

Yorumlar  

 
0 #3 ARZU ÇAĞLIBULANIK 15-08-2011 00:10
Edebiyat yada diğer bütün yaratıcı işler, sanat, üretmek maalesef acıyla besleniyor.Doğduğu günden, ergenliği geçene kadar, her hangi olumsuz bir duyguya maruz kalmadıysanız,s ıradan ve kolay bir hayatınız olacaktır demektir. Elif'de eksiklerini yazarak tamamlamış, yaralarını yazarak iyileştirmiş biri. Bütün yazdıkları, bilgisayarın bir dosyasında günlük olarak da kalabilirdi, taki Fethullah Gülen ile tanışana kadar.
Alıntı
 
 
-1 #2 Yazmak ve Elif ÅžafakHAMRA 14-08-2011 23:49
Kurmaca yazarlarının yaşantılarına ilişkin okuduğum pek çok kitapta yazarın yazarlık serüveni ile çocukluk yaşantısındaki yoksunluklar ve duygusal örselenmişlik arasında yakından bir ilişki olduğunu görürüm. Çünkü saf çocuk zihni kendini koruma eğilimi taşıyor. İç yolculuklar, hayali arkadaşlar, hikaye yazma arzusu, o yaşta günlük tutma merakı, bütün bunlar yazar olma yolunda farkında olmadan atılan pırıltılı adımlar. Çünki yoksunluk güdüleyici bir ortamda tolere olduğunda çok rahat yaratıcılığa dönüşür. Mürekkep dökerek sihilleri ve akneleri iyileştiren, fal bakan anneanne figürü aynı zamanda bir masal karakteri gibi geliyor kulağa, büyülü bir varlık. Dönüştüren, değiştiren, gören, okuyan, yol çizen bir varlık. Yaratıcı yazı da öyle değil mi, büyülü bir iş, değiştiren alıp götüren bir iş.
Gitmek, aidiyetsizlik, düşlerin çağrısı, renkler, gölgeler, sesler, kokular, dokunuşlar, orada olmakla içinden akmak zamanın, hep yazıya açılan sihirli kapılar değil mi?
Acıyı yazıyla damıtıyor Elif Şafak. Kendini damıtıyor yazıyla. Yazıya gönül vermiş tüm edebiyatseverle re örnek olsun. Siz de ne derin bir tahlil yapmışsınız bu yazınızla onun yazarlığına ve dünyasına dair. Ebru sanatıyla ilişkilendirmiş siniz onun yazarlık serüvenini. Kendisini her an yeniden renklendiren Ebru,Elif Şafak...
Alıntı
 
 
0 #1 ElifElif Merve Sarı 14-08-2011 19:13
Selam,

Elif Shafak'ı kendi ana dilinin dışında bir dilde duygu, yaşanmışlık aktarımı yaparken dinlemek gayet güzel.. Çok iyi hazırlanmış bir sunum tekniği olduğu konusunda hemfirkirim ancak sizinde değindiğiniz yüz mimiklerinden yoksun bir anlatım var..

Sunumun içeriğinden önce daha öncelerden de tespitim olan bir durum var ki Elif'in saçlarıyla yüzünü gölgelemesi çok fazla.. bunun bir kaç nedeni vardır ki en önemli nedenlerinden birisi "saklamak" bu kadar hayatından detay kesit verirken bu saç şekli yüzeyi anlattığını ama yüzeyin altındaki büyük kütleye değinmekten kaçındığını hissetiriyor bana..

Daireler ile yapılan benzetme özellikle çocukluk anılarıyla kurulan bağ bir alanda kalmışlığı ifade ediyor bana ve sonraki çabasının da bu sınırların ötesine geçmek için sınırlar arası yaptığı ve hala devam ettirdiği yolculuklar gibi geliyor.. belki ait olmayı istemiyor eğer isterse daireler tekrar hayatında şekillenecek ve sınırlar çizilecektir..
hatta bu sınırlar her şekilde aşmak için kitaplar yazılmakta hem kendi dilinde hem de yabancı dilde ki fiziksel olarak ulaşamadığı yapamadığı yolculuklara ruhen çıkabilmektedir .

Babannenin hayatı üzerinde belirleyici bir rolü olduğu çok aşikar belki de rol modeli.. alternatif yöntemlerle şifa vermek- dualar okumak ve fal bakmak da maneviyatının güçlü olduğunu gösteriyor ki Elif'in Tasavvufa yönelmesi ve irdelemesi de bununn etkisi olduğunu düşünmekteyim..

Bu konuşma sayesinde Elif hakkında merak ettiğim ve kafam da şekillenen sorulara cevap buldum... Kendini çok iyi bir şekilde ifade etmiş imgeler altındakileri görebilenler Elif'i daha yakından tanımış demektir.

Sevgiler,
Alıntı
 

Yorum ekle


  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.

  • KiÅŸisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.

  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.

  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için kodun altındaki *Yenile* düğmesine basın.

  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiÄŸi durumlarda geçerlidir.


Güvenlik kodu
Yenile

 

Üyelik Girişi



E-posta Listesi

Seminerlerden ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen formu doldurunuz.