Sitedekiler

Åžu anda 7 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Sayfa Gösterimi : 15835347
Giriş Sayfası Kishileaks Kishileaks Nihat Erim Günlükler ve yazılan kader
Nihat Erim Günlükler ve yazılan kader PDF Yazdır E-posta
(5 oy, ortalama 5 üzerinden 5.00)
Yazar Cengiz Eren   
Pazar, 14 AÄŸustos 2011 11:33
Nihat Erim Günlükler ve söylenenlerin sonuçlarıNihat Erim  13 yaşından itibaren günlük tutmaya baÅŸlamış Galatasaray Lisesinde yatılı olarak okurken. Bu notları çok ara vermeden 1979 yılına kadar tutmuÅŸ. Yazdığı notlar  Yapı Kredi yayınları tarafından Günlükler adı ile iki cilt olarak yayınlanmış.  Birinci Cilt 1925- 1954 dönemini,  ikinci cilt ise 1955-1979 dönemini kapsıyor.  Kitabı yayına hazırlayan Ahmet Demirel. Nihat Erim ve Ahmet Demirel'in de orta öÄŸretimlerini yatılı okumaları da ilginç br baÄŸlantı.  Kitabevinde bu kitabı gördüÄŸümde bir kaç sayfa okumak istedim. Önüme çıkan sayfada "42 yaşındayım ve 25 yıl daha beklerim"  cümlesinde ışık yanmış gibi oldu. Bu yazı dün 13.08.2011 tarihinde alınmış kitaptan yola çıkılarak hazırlanmış yazıdır.  Nihat Erim ve Ahmet Demirel'inde orta öÄŸretimlerini yatılı okumaları da ilginç br baÄŸlantı.

Nihat Erim Günlükler Sayfa  563 son paragraf.

Böyle ayrılmışlar. Safa bana bunları anlattı ve ÅŸunu ilave etti. “EdindiÄŸim intibaÅŸudur. Artık bu iÅŸ bitti. Normal, hukuk teninatı altında mücadele imkansız. Mahkemelere müahale edebileceÄŸini inkar etmiyor. Vergi ile oynuyor. Kağıt, mürekkep ile oynuyor. Nitekim ertesi gün Ticaret Nakanı S. Yırcalı'dan randevu istedim. Hemen kabul etti ve aylardır verilmeyen lisansı hemen verdirdi. Öyle bir memleketteyiz ki, cemiyet sağır.  Hiç aldırmıyor.General Sadık AkdoÄŸan'ı bir dolandırıcı yakalar gibi alıp götürüyorlar. Kimsenin kılı kıpırdamıyor. Bu adam Balkan Harbi'nden beri cephelerde vatan için dövüÅŸmüÅŸ. Safa'yı öldürseler, hapsetseler, hiç kimse farkına bile varmayacak. Öteki gazetelerin hali meydanda. Ortada Yeni Sabah ve  Halkçı kaldı.Dünya yarın gene dönebilir. A. Menderes'in yapmyacağı yoktur. Fedakarlığımız bir iÅŸe yarasa ne ise. Hapse girerim ama İnönü'de benimle girerse. Yalnız başına Safa girmiÅŸ, ne çıkar?  DP milletvekillerinden Kamil Özçoban Dostumdur. Onunla görüÅŸtüm.  Beni ikaz etti. “A.Menderes kendi ihtirası için gaz döküp memleketi yakabilir. Aman dikatli ol” dedi.

Ben ÅŸunları söyledim. “Anlattıklarınız müthiÅŸ Hele mahkemelere müdahale  ÅŸüphemizi teyit ediyor. Hakikaten bu durumda medeni, hukuki mücadele çok güç.Adeta imkansız. Dp milletvekillerinin durumu feci. Hepsi koyun gibi. Bu durumda ne yapılır? Ya gazete çıkarmaktan vazgeçmeliyiz veya asgari bir emniyet imkanı saÄŸlanıp saÄŸlanamyacağını aramalıyız.EÄŸer bunlar muhalefet istemiyor, tenkit istemiyorlarsa fayda yok. Yok eÄŸer, yalnız ÅŸeref, haysiyet bahsi üzerinde duruyorlarsa bir çare bulunabilir. Çünkü ÅŸahsen benim kimsenin haysiyet, ÅŸeref bahsi üzerinde duruyorlarsa bir çare bulunabilir. Çünkü ÅŸahsen benim, kimsenin haysiyet ve ÅŸerefi ile iÅŸim yok. Ben ne Adnan'ın, ne de baÅŸkasının düÅŸmanı da deÄŸilim. Avrupalı medeni anlamda bir muhalefet yapmaya çalışıyorum. Bu imkanı kaybettiÄŸim gün vazgeçer, evime kapanırım. Benim yaşım 42, vaktim çok 25 yıl daha beklerim.”

Yukarıdaki notlar 25 Kasım 1954 tarihinde yazılmış.  Niyat Erim Günlükler kitabı Yapı ve Kredi Bankası tarafından 2006 yılında basılmış. 1925 yılından baÅŸlayıp 1979 tarihine kadar sürüyor. Yukarıda yazılı olan notlar  bugünü de anlatıyor gibi.  Yine korku, tedirginlik, mahkemeler ve basın üzerindeki var. Nihat Erim Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerinin  yayıncısı. Notlarda bu süreçle ilgili olarak yazılmış. Daha önce de CHP'nin parti organı Ulus Gazetesinin baÅŸyazarlığını da yapmış Nihat Erim.

Bu notları okuduÄŸumda benim dikkatimi en çok çeken cümle yazının son cümlesi cümlesi idi.
Yaşım 42 daha 25 yıl vaktim var.  67 yaşını tamamlamış ve 68 yaşından gün almaya baÅŸlamış olacak ve o zamandan sonrası için ne yapacağını belirtmemiÅŸ Nihat Erim.  Farkında olmadan söylediÄŸiniz cümleler düÅŸündüÄŸünüzden çok daha önemli. Stratejik süreçleri ve sonuçları kapsıyorsa daha da önemli.  Zira bu cümleler farkında olmadan zihninizi programlıyor ve bu sonucun gerçekleÅŸmesini de saÄŸlıyor.

12 Mart 1971 muhtırasından sonra BaÅŸbakan olan Nihat Erim kontenjan senatörü olmuÅŸ ve 1977'de ayrılmış ve evine kapanmıştı. 19 Temmuz 1980 tarihinde ise İstanbul'da silahli bir saldırı sonucu öldürüldü. 

1912 yılında doÄŸan, 1954 yılında “42 yasındayım, 25 yıl daha beklerim” diyen Erim'in, 19 Temmuz 1980 tarihinde ölmesi, farkında olmadan söylediÄŸinin gerçekleÅŸmesine, cümlelerinin kaderi olmasına neden oluyor. Kendisi 67 yaşını tamamlamış, olarak 68 yaşı içindeyken saldırı ile hayatını kaybediyor. Bu cümleyi öldürenler biliyorlar mıydı? Tabii ki hayır. Zira bu cümleler sadece Nihat Erim'in kendi tuttuÄŸu notlarda yazıyor.

Yatılı okulda okumaya baÅŸlayan Nihat Erim 13 yaşından itibaren düzenli olarak notlar tutmaya baÅŸlamış. 1925 yılında baÅŸlayan bu notların tutulabilmesi için, kiÅŸinin derin yalnızlık hissetmesi, bu yalnızlık içinde notlarını tutması gerekiyor. Yatılı okul yalnızlık duygusu yaratır varsayımı ve yatılı olmak kavramı yazılarımızda bu konu dikkatlı olarak incelenmiÅŸti.

6 Ocak 1925 tarihli notta “ Bugün ikinci takımın, yani bizim İdman Yurdu'nun maçı vardı. Bu maçta berabere kaldık ve ertesi günü intikam maçı yapmaya hazırlanıyorduk. Bugün gol atamadığım için çok meyus oldum."

7 Ocak 1925 tarihli notta ise “Bugün intikam maçına baÅŸladık. 20 dakika hiç gol olmadı. Oyunun hitamına 10 dakika kala bir  hentbol oldu ve bu hentbolü 24 pastan sol zaviyeden içeriye attım ve galibiyetimizi temin ettim."
"
Bu notlardaki “intikam”  kelimesi  çok önemli.  Zira takımını kurtarmak için intikam maçında  gol atan Nihat Erim, 12 Mart dönemindeki BaÅŸbakanlığı döneminde, Deniz GezmiÅŸ, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'a Halit Çelek vasıtası ile mesaj göndererek “piÅŸman olduklarını açıklasınlar kararı yeniden düÅŸünelim” demiÅŸ, Deniz GezmiÅŸ “ Biz suç iÅŸlemedik ki” diyerek bu talebi reddetmiÅŸtir.

Böylece 6 ve 7 Ocak 1925 tarihindeki notlarda  yazdığı “intikam” kelimesi de, kaderi olmuÅŸ ve kendisinin söylediÄŸi tarihle silahlı saldırganlar “intikam” için öldürmüÅŸlerdir.

Ben de kendisinin “ Özgürlüklerin üzerine ÅŸal örtülebilir.” cümlesini hatırlıyorum. Nihat Erim'in öldürülmesi, 12 Eylül 1980 darbesine giden sürecin en önemli noktalarından biridir.

Yukarıda anlatılanlar ve çıkan sonuçlar benim için de ilginç. Söylenenlerin daha doÄŸrusu söylenenlerden çok yazılanların kader olması benim bildiÄŸim, bilgi aktarımlarında ifade ettim sonuçlar.  KiÅŸinin, kendisini farkında olmadan programlayabildiÄŸini de gösteriyor.

Cengiz Eren 14.08.2011

 
 
 

Yorumlar  

 
0 #1 CVP: Nihat Erim Günlükler ve yazılan kadergülin halil 24-08-2011 10:29
İnsanın gerçekten kendi kaderini farkında olarak ya da olmayarak belirliyebiliyo r mesela bunu yaşadığım tecrübelerden artık farkedebiliyoru m.bunu en çok nazar değmesi konusunda farkettim nazar mı değiyor yoksa farkında olmadan bunu korkularımızla kaygılarımızla kendimize farkında olmadan zarar mı veriyoruz kaderimizi başka birnoktaya taşıyoruz. Bu yazıyı okurken de bunu hissettim.Farkettiğim bir şeyde şu an yaşananların elli öncesinden bir farkı olmaması...
Alıntı
 

Yorum ekle


  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.

  • KiÅŸisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.

  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.

  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için kodun altındaki *Yenile* düğmesine basın.

  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiÄŸi durumlarda geçerlidir.


Güvenlik kodu
Yenile

 

Üyelik Girişi



E-posta Listesi

Seminerlerden ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen formu doldurunuz.