Sitedekiler

Åžu anda 9 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Sayfa Gösterimi : 15835352
Giriş Sayfası Kishileaks Kishileaks Hilmi Özkök 2006 Harp Akademileri açılış konuşması ve yorumlar
Hilmi Özkök 2006 Harp Akademileri açılış konuşması ve yorumlar PDF Yazdır E-posta
(1 oy, ortalama 5 üzerinden 5.00)
KİSHİLEAKS - Kishileaks
Yazar Cengiz Eren   
Cumartesi, 27 AÄŸustos 2011 14:44

Hilmi Özkök 2006 yılı Harp Akademileri açış konuÅŸması Bu yazıyı 13 Mart 2006 yılında yazmışım ve bilgisayarın bir köşesinde unutmuÅŸum.  Genel Kurmay BaÅŸkanı'nın, tavrı, düşünceleri hakkında önemli birlgiler aktaran bu konuÅŸma Harp Akademileri'nin 2006 yılı açılışında yapılmıştır. Bugün yaÅŸadığımız bir çok sorunun temelinde lider olduÄŸunu düşündüğümüz kiÅŸilerin aslında lider olamadıklarıdır. Bunun üzerinde çok sayıda yazı ve yorum yapılabilir. Hilmi Özkök'ün yaptığı konuÅŸma metni de yazının alt kısmına ilave edilmiÅŸtir.  Sizin de yorumlarınız önemli katkılarda bulunabilir.

 

Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün Harp Akademilerinde yaptığı konuşma hem ilginç ve hem de bazı tehlikeler taşıması bakımından dikkatli olarak incelemeye değer. Hilmi Özkök'ün cümleleri dikkatli olarak incelendiğinde ortaya çıkan sonuçlar aslında gelecekte neler olabileceğini ortaya çıkarabilecektir.

"Şartlanma Zincirini Kırın" başlığı ile verilen haber, Türk Silahlı Kuvvetlerinde şartlanma olabileceğini ve bunun kırılması gerektiği ifade etse de, hiyerarşik zincirin kırılmasına da yol açabilir ve bu zincir kırıldığı zaman ise Türkiye'nin en büyük organizasyonunda yaşanacak sorunlar artacak ve ülke güvenliği tehlikeye düşebilecektir.

Bu konuşmadaki doğrulardan biri "internetin silah" olarak kullanılabilir hale gelmesidiri. İnternet devriminde yeni bir dalga yaşanmaktadır. Bu dalga içinde herkes yazar haline gelebilmekte ve herkes herkesin fikrini takip edebilmektedir. Bilgi paylaşımı hiçbir zamanda olmadığı kadar artmıştır ve internet hızı yükseldikçe bu paylaşım artacak ve bireyin gücünün inanılmaz bir hızla arttığı döneme doğru ilerlenecektir.

"Bir delik kuyuya taÅŸ atmış 40 akıllı çıkaramamış" sözünden yola çıkarak deliye ihtiyaç olabileceÄŸi ifade edilmektedir. Yaratıcı fikirler ifade edenlere deli denirse, yaratıcı fikirlere her zaman ihtiyaç duyulmaktadır. Burada atasözünde yapılan hata taşın kuyudan çıkarılmasını saÄŸlamaya çalışmaktır. "Bir deli kuyuya taÅŸ atmış ve kuyuda suyun olduÄŸu anlaşılmış" ÅŸekline dönüştürülmesi gereken bu cümle, kuyudaki suyunda kullanılabilmesini saÄŸlayacaktır. TaÅŸ atılıyorsa çevrede zaten taÅŸ var demektir. Ortada kuyu olduÄŸuna göre suya da ihtiyaç.. Böylece kuyudaki su kullanılabilecektir. Böyle bir sebepten dolayı da olsa "kuyuya taÅŸ atabilecek" birilerine her zaman ihtiyaç vardır.

Arşivlerin sorgulanması ise doğrudur. Arşivler içerikle ilgili olarak kullanılmaya çalışılırsa yetersiz kalacaktır. Ancak arşivler kaynakları da içinde barındırmaktadır. Anadolu ise gerçekte tam anlamıyla "tarihi" içinde barındıran bir arşivdir. Bu kaynakların kullanılabilmesi birçok sorunun kolaylıkla çözülmesini sağlayabilecek güçtedir.

Testin liderliği öldürdüğüne dair önemli bir gözlemini anlatan Genelkurmay Başkanı bir İngiliz Ross Lovegrove'a dayandırdığı görüşleri doğru sayılabilir. Ancak bir kitap arşiv ise Sayın Genel Kurmay Başkanı yerli arşivlerden çok yabancı arşivleri daha yakından takip etmektedir. Bu konuda yerli olarak yazılmış bir çok yazı ve araştırma var iken bir İngiliz tasarımcının sözlerinin Harp Akademilerinde aktarmaktadır. Harp Akademilerinde bile bu konuda çok araştırma yapıldığına eminim ve bunlardan hiç bahsedilmemektedir. Yerli arşivlerin güvenilmez olduğu sonucuna da varılabilir.

Aktarılan bilgiler için de ise "Güney Kore'ye ziyaretim esnasında Koreli rehberin sorduğu şu soruyu unutmuyorum: "1=5, 2=25, 3=125, 4=625 ise 5 nedir?" Bu soru aslında bir matematik sorusu gibi görünse de bir matematik sorusu değildir. Tamamen algılama ve soruya bakış açısıyla ilgilidir. Sorunun cevabı birçoğunun düşündüğü gibi 3125 değil, 1'dir. Çünkü 1=5 ise 5=1'dir. Şartlanmaların zincirini kırmadan unutulmaz kişiler olamazsınız."

Burada bir matematik seri verilmekte ve beşinci sayının sonucun bulunmaya çalışılması istenmektedir. Kapalı bir loop olarak verilen bu seri yaratıcılığı geliştirici değil sınırlayıcıdır. 5'ten sonra yeniden bier dönülmekte ve seri yeniden başlamaktadır. Ancak bu o kadar önemli değildir.

Genel Kurmay başkanımızın Koreli bir rehberden bu derece etkilenmesi tehlikelidir. Tehlikeli olan böyle bir soruya cevap vermeye çalışması yerine "Sen Kim oluyorsun da Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetler Genel Kurmay Başkanı'nı test etmeye çalışıyorsun" şeklindeki liderlik tavrının gösterilememiş olmasıdır. Zaten bir önceki paragrafta söylenen "Ne yazık ki, bizde de son yıllarda çoktan seçmeli imtihan usulleri, bir iki neslin hareket tarzı yaratma kabiliyetini yok etmiş, hepsini lider değil, tabi yapmıştır." Genel Kurmay Başkanının kendisi için bile geçerli olduğu söylenebilir. Bu durum ise gerçekten çok tehlikeli bir durumdur. Ancak Genel Kurmay başkanı bunun farkında olarak ifade ettiyse "ben lider olamadım ama sizin lider olmanızı istiyorum" şeklinde derin yapı mesajı verdiği söylenebilir.

Liderlik konusunda bilgi aktaran Sayın Genel Kurmay Başkanı "Liderin nasıl olması gerektiğini vurgularken, herkesin yöneldiği taraftan farklı tarafları da görmeye başlaması gerektiğini de vurgulamaktadır. Tepenin arkasını görebilenin lider olduğunu ifade eden Genel Kurmay Başkanı, bu doğru görüşlerin ardından Liderlik ve yabancı dil bağlantısını da kurarak bir yanılgıya düşmektedir. Yabancı arşivlerin incelenebilmesi için yabancı dil öğrenilmesi gereklidir. Ancak yerli arşivlerin kullanılabilmesi için Türkçe'nin de gramatik, pragmatik ve semantik açılardan öğrenilmesi gerekmektedir. Bu noktanın gözardı edilmiş olması sorun yaratabilir.

Sonuç olarak Genel Kurmay Başkanının söylediği bu sözler Türkiye gündemini önemli bir süre meşgul edecektir. Bu yıl görevinin sona ereceği düşünülürse, "bazı şeyleri ben yapamadım sizlerin yapmasını istiyorum" şeklinde yeni yöneticilere ve Harp Akademisinde yer alan kişilere mesaj verilmektedir.

Cengiz Eren

http://www.erenlp.com

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

19 Mart 2006

 

Konuşmanın Gazetedeki metni :

 

Şartlanma zincirini kırın

Orgeneral Özkök, Harp Akademileri Komutanlığı'nda şöyle seslendi: Lider, herkesin bir tarafa baktığı sırada diğer tarafta olup biteni de görebilendir. Şartlanma zincirini kırmadan unutulmaz kişi olamazsınız

Barkın Şık - Ankara

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı'nda entelektüel seviyesi çok yüksek bir konuşma yaptı. Özkök, Türkiye'nin nükleer tehditle karşı karşıya olduğu ve internetin bir silah gibi kullanıldığı tespitlerine yer verdiği konuşmasını dipnotlarla da süsledi. Orgeneral Özkök'ün, soru-cevap metodunu da sık sık kullandığı konuşmasından bazı önemli satırbaşları şöyle:

DELİYE İHTİYAÇ OLABİLİR:
'Bir deli kuyuya bir taş atmış, 40 akıllı çıkaramamış; 'Bu sözün tersi bir yaklaşımla, bazen problemlerin çözümünde bir deliye de ihtiyaç duyulabilir. İçinizden birinin aklına gelen ve sizlere başlangıçta oldukça sıra dışı gelen bir fikir, çözümün anahtarı olabilir. Sizlere tavsiyem; hiçbir zaman ileri sürülen bir fikre karşı ön yargıyla hareket etmeyiniz. Çok aykırı fikirlerle karşılaşabilirsiniz, hele bu fikirlere 'vatan haini bir düşünce' gibi çok iddialı bir önyargı yla yaklaşırsanız, fikirlerden istifade marjını daha başlangıçta sıfırlamış olursunuz. Uygarlık karşı fikirlerin çarpışmasıyla gelişmiştir.

ARŞİVLER VE GEREKSİNİM:
'Arşiv' diye adlandırdığınız dokümanları hangi sıklıkla kullanıyorsunuz? Biliyorum ki, soru hepinizi ürküttü. Şu anda içinde bulunduğunuz tedirginliği gözlerinizden okuyabiliyorum. Bazılarınız, 'ne desem?' diye düşünmeye başladı bile. Bu soruyu yöneltmemdeki maksat, artık elinizdeki geçmiş yıllardan kalan dokümanların şu anki gereksinimlere yanıt verememesi gerektiğini vurgulamaktır.

TEST, LİDERLİĞİ ÖLDÜRÜR:
Bir İngiliz tasarımcısı olan Ross Lovegrove, "21. Yüzyılı Tasarlamak" konulu sunumunda öğrencileriyle ilgili olarak şunları söylemektedir: "Öğrencilerime bakıyorum. Çok zeki ve yetenekliler. Ama bunları kullanmak akıllarına gelmiyor. Çünkü öyle bir sistemde yetiştirilmişler. Geçen sene bir öğrencim yalvarıyordu; 'Siz fikir verin, ben ne isterseniz yapacağım' diye. Fikir vermedim. Önce zorlandı, sonra çok güzel fikirler bulup uyguladı. Eksiklik burada. Yapamamakta değil, yapmamakta. Yanlış alışkanlıklar kazandırılmasında. Ne yazık ki, bizde de son yıllarda çoktan seçmeli imtihan usulleri, bir iki neslin hareket tarzı yaratma kabiliyetini yok etmiş, hepsini lider değil, tabi yapmıştır."
Güney Kore'ye ziyaretim esnasında Koreli rehberin sorduğu şu soruyu unutmuyorum: "1=5, 2=25, 3=125, 4=625 ise 5 nedir?" Bu soru aslında bir matematik sorusu gibi görünse de bir matematik sorusu değildir. Tamamen algılama ve soruya bakış açısıyla ilgilidir. Sorunun cevabı birçoğunun düşündüğü gibi 3125 değil, 1'dir. Çünkü 1=5 ise 5=1'dir. Şartlanmaların zincirini kırmadan unutulmaz kişiler olamazsınız.

LİDER NASIL OLMALI?:
Lider, herkesin bir tarafa baktığı sırada diğer tarafta olup biteni de görebilendir. Yaptıklarını başkası beğensin diye değil, kendisi beğenip doğru bulduğu için yapandır. Tepelerin arkasını görebilendir. Sadece kabul edilebilecekleri yapan değil, yaptığını kabul ettirendir. Önümüzdeki dönemde, yabancı dil bilmeyen personelin TSK'da kendisine gelecek bulması daha da zorlaşacaktır.

1. SINIF DEVLET NASIL OLUR?:
Bir devletteki yönetim kalitesini, devleti oluşturan kurumların kalitesi belirlemektedir. Ayrıca bunu tamamlayan diğer hususlarsa, kurumların iç ahengi ve diğer kurumlarla uyumlu, etkili işbirliği ve eşgüdüm içinde çalışmasıdır. Bunları gerçekleştirebilen ulusların profili sürekli yükselmektedir. Bu nedenle bir ulusun refahı, istikrarı, geleceği, bağımsızlığı için iç barışın öneminin altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum.

 

 
 
Cumartesi, 27 Ağustos 2011 15:10 tarihinde güncellendi
 

Yorumlar  

 
0 #1 Hilmi Özkök 2006 Harp Akademileri açılış konuşması ve yorumları.Ayça Sophia Ulus 03-10-2011 10:37
Sayın Hilmi Özkök yazısı hakkında bir şeyler yazmak istiyorum sanırım bugün yazma günümdeyim,kabu l günü,temizlik günü...
Ben Hilmi Bey in yerinde olsaydım:Oooo meeen beni kandırdın bende az kalsın verdiğin cevaba inanacaktım.Eğer sen bana 1=5 ise 5 nedir,diye sorsan ben sana 5=1 derdim ama sen bana 1=5 2=25 3=625diyorsun"bu bilgiler doğru ki bana bildiriyorsun o halde bende sana soruyorum 2=25 3=625 ise 1=5 nasıl oluyor ıspatla.
Ve şöyle eklerdim bu soruda 5in varlığından sözedemeyiz 5üzeri n in varlığından söz edebiliriz n yerine hangi sayıyı yazarsam eşitliğin her iki tarafıda aynı sonucu verir.Bir yerde eşitlik varsa eşitliğin her iki yanında yaptığım işlemler sonucunda aynı sonucu bulmam gerekir ki eşitlik olsun yoksa senin mantığına göre eşitlik değil denklikten sözetmemiz gerekir o da modüler matematiğin konusudur yani ortada bir mantıksızlık vardır hala anlamadıysan Aristo Mantığıyla başlayabiliriz: )
Herkese en içten sevgi ve saygılarımla selamlar.
Alıntı
 

Yorum ekle


  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.

  • KiÅŸisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.

  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.

  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için kodun altındaki *Yenile* düğmesine basın.

  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiÄŸi durumlarda geçerlidir.


Güvenlik kodu
Yenile

 

Üyelik Girişi



E-posta Listesi

Seminerlerden ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen formu doldurunuz.