Sitedekiler

Åžu anda 6 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Sayfa Gösterimi : 15835359
Giriş Sayfası Köşe Yazarları KÖŞE YAZARLARI Reha Muhtar, Son Kale, Kishileaks yazısı
Reha Muhtar, Son Kale, Kishileaks yazısı PDF Yazdır E-posta
(3 oy, ortalama 5 üzerinden 5.00)
Yazar Cengiz Eren   
Salı, 12 Nisan 2011 19:20
reha muhtar, son kale, castle, erman toroÄŸlu, ahmet çakar, ercan saatçiYazılarında giderek Quantum konusundan bahseden ve bu ÅŸekilde deÄŸiÅŸtiÄŸini ifade eden Reha Muhtar''ın Son Kale programında yaÅŸadığı çatışma ile  deÄŸiÅŸimin gerçekleÅŸmediÄŸini gördük.  Medyadan bildiÄŸimiz özel hayatında yer alan kiÅŸilerin sahip oldukları önemli ÅŸeyleri kaybetmiÅŸ olması, Son Kale programında da Erman ToroÄŸlu, Ahmet Çakar, Ercan Saatçi  gibi eskiden önemli kanallarda ve gazetede yer alan kiÅŸilerin olması da benzer bir durumu gösteriyor. Reha Muhtar kaybedenleri korumaya çalışıyor. Ancak kaybedenler Reha Muhtar'a karşı çıktıklarında o zaman Reha Muhtar onları bir kere de silip atıyor. Bu Reha Muhtar'ın deÄŸiÅŸimi gerçekleÅŸinceye kadar devam edecek görünüyor, her ne kadar kuantumla hayatın sırrına vakıf olduÄŸunu söylese de.  Okuyacağınız yazı, farkında olmadan kaybetmeye çalışmasının nedenlerini "Kishileask" kavramı içinde açıklamaya çalışıyor. (Not : Son Kale filminin posterinde " Castle have only one king" diye yazıyor.)

Reha Muhtar'ın yazısı. Yazının tarihi 06.11.2006  Vatan Gazetesi . Yazı “Kishileaks”    açısından çok önemli veriler içeriyor, okuyuculara ve  aynı zamanda hayatı boyunca başına gelenlerin nedenini de açıklıyor olabilir. Güzel hazırlanmış  bu yazı içindeki etkin duygu ise korkular ve bu korkuların farkında olmadan yarattığı stratejilerin Reha Muhtar'ın hayatını nasıl etkilediÄŸi. 

“O kazandı” diye garsonlar fısıldadığında masada buz gibi bir hava esti...

7 kişi vardı sofrada ve herkes tedirgindi...

Kadınlar endişeli bakışlarla birbirlerine bakıyor, erkekler vakur davranmaya
çalışırken, tökezliyorlardı...

Masanın tek çocuÄŸu bendim...

13 yaşındaydım ve korkmuÅŸtum...”

Buradan anlayacağımız masada üç aile var ve bir çocuk, Reha Muhtar.  Hayatındaki en ÅŸanssız günlerden biri, belki de en önemlisi. Daha sonra buna  benzer duyguları, benzer ÅŸekilde yaÅŸayacaktır. Bir yakınını kaybettiÄŸinde, sevgililerinden veya eÅŸinden ayrıldığında, görevine son verildiÄŸinde, kaza yaptığında ve narkoz aldığında buna benzer duygular yaÅŸanacaktır ve  yaÅŸanmıştır da, bunu sadece kendisi biliyor olsa da.  

DüÅŸünün ilk defa bir yere gidiyorsunuz ve normal koÅŸullarda bile algıların açık olduÄŸu bir durum, 13 yaşındaki bir çocukta nasıl gerçekleÅŸecektir.  Artık yemeÄŸe gidecek yaÅŸta olduÄŸunu düÅŸünürken, hata yapmamaya ve herÅŸeyi gözlemlemeye çalışırken, hissedilen herhangi bir duygu olması gerekenden çok  daha derine kaydedilecektir. İyi duygu da, kötü duygu da, korku da. 13  yaşının hayal gücü ile bu korku kendisinin donup kalmasını saÄŸlayacak ve bir zaman sonra, hayatının her anında  hissedilmeye devam edecektir.

Etkinin bu kadar büyük olmasının nedenlerinden diÄŸeri de çevresinde güçlü, kocaman insanlar olarak gördüÄŸü büyüklerin de korku duyabileceÄŸini öÄŸrenmesidir. . Koca koca insanlar korkuyorsa, 13 yaşındaki Reha Muhtar ne yapsın? Donup kalacaktır, kelimenin tam anlamı ile.

“BaÅŸbakanların geldiÄŸi kulübün atmosferini yaÅŸamaya çalışırken, gelen
haberle korkmuÅŸ, sinmiÅŸ ve pısmıştım...”

Bu cümle gerçekten yukarıda anlatılan durumu önemini biraz daha açıklar hale geliyor. Korkmak, sinmek ve pısmak.  Duyguyu anlatmak için 3 kelimenin arka arkaya sıralanması dikkate deÄŸer. Söyle tercüme edilebilir. AğırlaÅŸmış, küçülmüÅŸ ve geri çekilmiÅŸtim.  Aynı anda çok derine kaydedilen duygular.

Devamındaki cümleler ise , 13 yaşın hayal gücü ile korkuların nasıl ÅŸekillendirildiÄŸini gösteriyor. Akıl Oyunları (Beatiful Mind) Dahi John Nash'ın hayatını anlatan bir filmdi. Benim yorumum söyle idi o film için. McCarthy döneminde topluma aktarılan anti-komünist düÅŸünceler ve komünizm korkusu, normal insanların beyninde Hiçbir hasara yol açmazken, bir dahinin beyninde paranoya ve ÅŸizofreniye
sebep olabileceÄŸini anlatıyordu bana. Bir baÅŸka mesaj ise dahi olursanız, acı çekerseniz, Forrest Gump gibi olun, keyfinize bakın.

Reha Muhtar'ın korkusu sürekli olarak düÅŸünülmese bile farkında olmadan zaman zaman hissedilecektir, benzer durumların yaÅŸandığı anlarda.

“İyice korkmuÅŸtum o adamdan...

Evimiz, arabamız elden gidecekti galiba...

Anadolu Kulübü’ne bir daha gelemeyeceÄŸimiz kesindi...

OkuduÄŸum kolej de kapanacak, bir devlet okuluna verilecektim iÅŸte...”  

Hissedilen korku sonrasında stratejileri oluÅŸturacak duygular da açıklanıyor. Bu stratejileri ise Reha Muhtar  hayatının her içeriÄŸinde
kullanmaya, farkında olmadan ama bilerek devam edecektir. O adama karşı duyulan korku, bilinmeyene karşı duyulan korku ile özdeÅŸleÅŸecektir. Korkulmaması için bilinmeyenin kalmamasına gerek duyulacaktır.  Bu da insan ve liderlerle ilgili bilgilerin sürekli beslendiÄŸi basın ve televizyon alanının iÅŸ alanı olarak seçilmesini saÄŸlayacaktır. “Benim bilmem gerekiyor” cümlesinin çok kullanılır olması da yukarıdaki sebeplerden dolayı olsa gerektir..

“Ondan çok yıllar önce korkmuÅŸ olan çocuÄŸu hatırladım...

Saçlarını okÅŸadım o çocuÄŸun...

Ona korkulacak bir ÅŸeyin olmadığını söyledim...

Çocuk sakinleÅŸti...

Ama o anda inanılmaz bir ÅŸey oldu ve ben hıçkırmaya baÅŸladım...

O hıçkırıklarla, bütün bir hayat gözlerimin önünden geçmeye baÅŸladı...

Beraber yürüdüÄŸümüz yollarda hıçkırıklar derinleÅŸti, ayrı kaldığımız
yıllarda hüzünler depreÅŸti...”

Ecevit'in ölüm haberini aldığında ortaya çıkan bu durum bir trans halidir, zihinsel kapaklar açılmış ve  hayat gözler önünden geçmektedir. Reha Muhtar'ın ayrışmasının (dissociation) nerede baÅŸladığını gösteren bir durumdur da aynı zamanda.  BaÅŸka içeriklerde de benzer durumlar ve duygular yaÅŸanmış ama farkedilmemiÅŸ olabilir. Hayatındaki bir çok stratejiyi oluÅŸturan bu kısacık sayılabilecek an, hayatın akışını ve seçimlerin tamamını deÄŸiÅŸtirmiÅŸtir.  Kendisinin de pek farkında olmadığı bir durum, ve benzer duygular yukarıda da yazıldığı gibi çok defa duygu olarak yaÅŸanmıştır. Ayrışmayı saÄŸlayan korku, Ecevit'in ölümü ile ayrışmanın farkedilmesini saÄŸlayan bir süreci baÅŸlatmıştır ama deÄŸiÅŸim süreci gerçekleÅŸmemiÅŸtir.

Bütün yukarıda yazılanların ve anlatılanların sonuçlarını incelememiz gerekiyor.

Birinci olarak Reha Muhtar korkabileceÄŸi ve bilmediÄŸi ortamlardan uzak durmaya çalışacaktır. Kalabalık ortamlar onun içinde yer almak istemediÄŸi   alanlar olacaktır.  Bu alanlardan uzak durmaya çalışması, kendi güvenli alanlarının oluÅŸturulmasını saÄŸlayacak, sadece güven duyduÄŸu ortamlarda yer alacaktır. Kendini en çok güvende hissettiÄŸi yerler ise kendi sunduÄŸu televizyon programları ve yazı yazdığı köÅŸedir.

Kendisinin bile farkında olmadığı derin bir yalnızlık duygusu yaÅŸanmaktadır, bu duygudan kurtulmak için birtakım araçlara ihtiyaç duyması da normal sayılmalıdır.

Bahsedilen anda çevrsindeki güçlü insanların güçsüzlüÄŸü, kendisinin güçsüz olmaktan kaçmasını saÄŸlayacak, ancak bir türlü güçlenemeyecektir. Çok güçlendiÄŸini hissettiÄŸi anlarda kendisini güçsüzleÅŸtirecek, güçsüz  hissettiÄŸi anlarda ve kendisine güç gösteren insanları da güçsüz hale getirmeye çalışacaktır.  Show TV genele yayın yönetmeni iken düÅŸündüÄŸünden daha güçlü olduÄŸunu farketmesi, bu güçten kaçmasını saÄŸlayan en önemli etkendir.  Farkında olmadan ama bilerek yaptığı hatalarla oradan ayrılmayı kendisi organize etmiÅŸtir, her ne kadar baÅŸka ÅŸekilde görünse bile bu durum.

Yazdığı yazılarda güçlü görünmek yerine durumu açıklamaya çalışması da bundandır.

“Evimiz, arabamız elden gidecekti galiba...

Anadolu Kulübü’ne bir daha gelemeyeceÄŸimiz kesindi...

OkuduÄŸum kolej de kapanacak, bir devlet okuluna verilecektim iÅŸte...”
 

Bu cümleler ise hayatındaki en etkin stratejinin oluÅŸmasını saÄŸlayacaktır.   Orada kendisini ve geleceÄŸini kaybetmiÅŸ, korku ile doldurmuÅŸ ve kaybolmuÅŸ gibi hisseden Reha Muhtar, sürekli görünür olmak isteyecek ancak bu görünürlüÄŸün sosyal ortamlar dışında gerçekleÅŸmesine gayret edecektir. Yazıları ve programları ile görünür haldedir ama onu sosyal ortamlarda görmemiz mümkün olmamaktadır. Zira kalabalık ortamlarda ortaya çıkacak “beklenmedik” durumlar, korktuÄŸu andaki donup kalma duygunu ortaya
çıkarabilir. Bu duygudan kaçmaya çalışması normal sayılmalıdır.

Ancak en önemli sonuç ise “kaybetmek” korkusudur. Bu korku hayatındaki bir çok süreci kolaylıkla açıklamaktadır. Kaybetmemek isteyen Reha Muhtar, ya kazanmak istemeyecek, kazanıyorsa kazandığını kaybetmeye çalışacaktır. Yukarıda yaÅŸanan duygular,  insan sayısını  fazla olduÄŸu içerikte yaÅŸandığı için, -mantıksız görünse de- kaybetmekten korktuÄŸu insanları ve ünvanları kaybetmeye çalışacaktır. YaÅŸadığı duygusal durumlara bakıldığında çok sayıda birlikteliÄŸi olmuÅŸ ancak bu iliÅŸkileri bir ÅŸekilde sona ermiÅŸtir.  Ancak yalnız kaldığında kendisini çok “yalnız” hissettiÄŸi için, hemen yanına birini bulmaya çalışacak veya geçmiÅŸten bir iliÅŸkiyi yeniden baÅŸlatacaktır.

Reha Muhtar bu stratejileri devam ettiÄŸi sürece kaybetmeye devam edecektir. ama en son ayrıldığı eÅŸinin çocuklarını alması ile kaybetmenin acısını çok derin ÅŸekilde yaÅŸamaya baÅŸlamıştır. Ecevit'in vefatında hissettiÄŸi bu duygu, çocukları ve eÅŸi evden gittiÄŸinde de aynı ÅŸekilde yaÅŸanmıştır. Reha Muhtar için ya bir deÄŸiÅŸim baÅŸlayacak ya da kaybetmeye devam edecektir. Bunu da izleyip göreceÄŸiz. 

Çok kazanmış ve çok kaybetmiÅŸtir. Kendisi gibi olamamış ve kaynaklarını yeteri kadar kullanamamıştır ve kullanamamaktadır. Bunların temelinde ise Anadolu Kulüp'te yaÅŸadığı tecrübenin ve bir anlık duygusal kaydının olduÄŸunu düÅŸünmek kendisine de anlamsız gelebilir ama sistematik etkiler devam etmektedir. Yazıyı okuduÄŸunda biraz daha farkına varacaktır. Kendisi için zihinsel detoks gerekli mi? Buna ancak kendisi karar verebilir.

Cengiz Eren Nisan 12, 2011 Kozyatağı.

 
 
 
 

Üyelik Girişi



E-posta Listesi

Seminerlerden ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen formu doldurunuz.