Sitedekiler

Åžu anda 5 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Sayfa Gösterimi : 15804421
Giriş Sayfası Yazılar Yorumlar Yazılar & Yorumlar Türk Erkeği Duygusal Kekeme Tuluhan Tekelioglu Cengiz Eren Sabah gazetesi röportajı
Türk Erkeği Duygusal Kekeme Tuluhan Tekelioglu Cengiz Eren Sabah gazetesi röportajı PDF Yazdır E-posta
(1 oy, ortalama 5 üzerinden 5.00)
YAZILAR YORUMLAR - Yazılar & Yorumlar
Yazar Cengiz Eren   
Pazartesi, 10 Ekim 2011 05:43

Cengiz Eren Tuluhan Tekelioğlu Sabah Gazetesi Cumartesi eki röportajı

Türk Erkeği Duygusal Kekeme

 

Erkeklerin, kendilerini iyi hissedecekleri şeyler yapmaya başlamaları lazım. Acı çekmeye alışmış biri, eşini seçerken kendisine en çok acı çektirecek insanı seçiyor. Bu aslında doğru bir seçim, çünkü alıştığı modele uygun.

 

Elimde pinpon topları. Hedefim hepsini hedefteki kutuların içine sokmak. Beş toptan sadece birini sokabildim. Cengiz Eren gözlerimi bağlıyor, "Şimdi hedefi düşünmeden, sadece hissederek atın topları," diyor. Gözüm bağlı, elimdeki topları, kutunun olduğunu düşündüğüm yöne doğru atıyorum. Sonuç: Beş toptan dördü hedefini buluyor. İnanamıyorum! Bu şans mı? "Hayır, hedefe odaklanmak; sorgulamayı, korkuları, geçmiş yaşam tecrübelerinden kaynaklanan duyguları ortaya çıkardığı için, sonuç başarısız olabilir," diyor NLP uzmanı Cengiz Eren... Ezber bozuyor. Ona göre hayır diyemeyenler, korkularına yenik düşenler. Hayatı kararlarla değil, korkularıyla yaşıyorlar. Alt satırları okumadan önce sizden isteğim, korkularınızı düşünmeniz. Şimdi zihninizde bir kapak açıldı. O kapağı korkuyla mı kapatmak istersiniz? Yoksa değişime "Evet!" diyerek mi? Karar sizin.

- NLP'de sizi en çok şaşırtan nedir?
- Değişimin çok kolay olması. İnsan istediği anda değişebilir, insandaki değişim çok kolay. Hatta depremde 20 milyon insan, 45 saniyede değişti ama bu değişim dış önerme ile olduğu için hiçbir işe yaramadı. Önemli olan bizim iç önermelerimizle bunu sağlamamız. Türk insanı bu yaşanan darbelerle ekonomik krizlerle, korkularla yıllardır hipnoz altında. Uyandırılması gerekiyor. Darbeler, askerlik ve askerlikte erkeklere gösterilen sert tavır, öğretmenlerin çocukları ezmesi... ÖSS, YGS, OKS, KPSS sınavları, bizim duygularımızı fark etmemizi engelliyor ve biz başarı odaklı hale geliyoruz. Bu hale gelmek çok tehlikeli, Çünkü başarı odaklı olduğunuzda, başarmanız zorlaşıyor. Başarsak da mutlu olamıyoruz. Başarı temel amaç olmamalı. Önemli olan kişinin kendi hedeflerini organize edip, o hedefleri düşünmeden yaşamaya başlaması. Kendisini iyi hissederek.

- Bu yöntemle kendinizde neleri değiştirdiniz?
- 2000'de başladım NLP eğitimlerine. İki kitap yazdım bu konuda. Üçüncüsü yakında çıkıyor. Sadece kendinizi iyi hissederek yaşayabildiğinizde sorun kalmıyor. Hayal kurup bir şeyleri gerçekleştirdikten sonra, hayal kurmayı da bırakmak gerekiyor. Gerçekten bir bütünseniz, iç barışınızı organize etmişseniz, isteklerinizi gerçekleştirebilir haldeyseniz, zaten istediğiniz sonuç düşündüğünüzden daha kısa zamanda ortaya çıkıyor.

- İnsan nasıl mutlu olur?
- Beklenti içinde olmamak lazım. Kendi değerinizin farkında olun ve kendi değerinizi her zaman koruyun. Bir de dışarıya karşı kendinizi korumanızı öneririm. Dış önermeleri, farkında olarak ya da olmadan hemen kabul ettiğimizde, bize bu önermeyi yapan kişinin yönetimine giriyoruz. Ve o yönetimden çıkmıyoruz. Önermeyi kişi kendi yapmalı. Geçmişte yaşadığımız kötü tecrübeler, bunlar özellikle 0 - 4 yaş arasında yaşanmışsa, zihnimizde varlığını koruyor ve kişi mutlu olmayı, kendisini iyi hissetmeyi bilemez hale geliyor. Bu kötü tecrübeler farkında olmadan bilinç altına aktarılıyor. Bizde kötü duygular oluşuyor. Ne olursa olsun, kendimizi mutlu edemiyoruz. Yaşadığımız iyi bir olay dahi, hemen kötü bir duyguyu çağrıştırıyor. Sonra da içinde bol acı olan şarkılar dinlemeye devam ediyoruz. Türk insanı acıyı normalleştirdiği ölçüde pasifleşiyor.

KADINA ŞİDDET KAMPANYASI HATALI
- İnsanlar ne gibi hatalar yapıyor?
- İnsan beyni hatalı çalışmıyor. Acı çekmeye alışmış biri, eşini seçerken kendisine en çok acı çektirecek insanı seçiyor. Bu aslında doğru bir seçim, çünkü alıştığı modele uygun. Çocuklarını uyurken seven erkekler var... Türk erkeği bence duygusal kekeme. Duygularını ifade edemiyor. Sadece acı çektiği zaman duyguları, pek çoğunda da öfke ve şiddet olarak ortaya çıkıyor. Duygusal kekemeliğin önüne geçiyor böylece. Şiddet aslında acı çektiğini, hatta, bunu uyguladığı kişiyi sevdiğini gösteriyor.

- Kadına yönelik şiddeti, seven erkek mi uyguluyor?
- Şiddeti engelleme kampanyalarında sistematik bir hata var. Uyarılar, bizi uyarıldığımız yönde davranışa iter. 'Kadına şiddet uygulamayın,' demek, erkeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek gibi bir şey.

- 'Kadına şiddet uygulamayın,' demek, 'uygulayın' mesajı mı veriyor?
- Öyle algılanıyor, çünkü beynimiz negatifi algılamıyor.

- Erkekler bu duygusal kekemelikten nasıl kurtulur?
- Erkeklerin kendilerini iyi hissedecekleri şeyler yapmaya başlamaları lazım. Günlük hayatta başarılı olmaya çalışıyorlar, iyi araba olsun, iyi ev olsun, güzel bir kadın olsun vs. ama bu bir türlü istenilen sonucu gerçekleştirmiyor.

Karar almak için korkudan arınmak lazım
- İnsanlar size niye geliyor?
- İnsanlar korkularından arınmak için geliyor. İki ay önce bana gelen, başarılı bir yönetici, iş hayatında zirvede, yazma kabiliyeti de var ama bir türlü bir şey yazamaz haldeydi. Geçtiğimiz hafta bana, annesi hakkında yazdığı 170 sayfalık kitabı gönderdi. NLP ile insanlar kaynaklarını kullanır hale gelmeyi öğreniyor.

- Ne kaynağı bu?
- Hepimiz dahi doğuyoruz ama sonra engelleniyor. Özellikle anne babanın aktardığı bilgiler, çocuğun geleceğini şekillendiren bilgiler. Korku aktarmamak gerekiyor. Korkular kişinin, kendi gözünde kendi değerini düşür. Karar alamaz hale gelir, hayatın yönetimini başkalarına bırakır.

İçerisi ve dışarısı
"İçerisi, kendimizi güvende hissettiğimiz, duygularımızı ifade ettiğimiz alanlar. Dışarısı, bunun dışındaki her şey. Kişi içerideyken darbe yemişse, içerisi dışarısı haline geliyor. Önemli olan, hem içeride hem dışarıda yaşayabilmek."

 

Tuluhan TekelioÄŸlu

 
 
Pazartesi, 10 Ekim 2011 05:54 tarihinde güncellendi
 

Yorumlar  

 
0 #5 Bir Zamanlar Anadolu Filmi Yorumu 4Ayca Sophia Ulus 22-10-2011 10:51
Filmde 2 sahne anlamlıydı cesedin gömülü olduğu yerde bekleyen köpeği.İnsanın sevmediğini ölüme layık gördüğünü doğa sever der gibiydi.Diğer sahnede sadece erkekler oturmuş yemek yiyorlar katilin kardeşi kola istiyor,erkekle r yok kolamola su içsin aradan saatler geçiyor muhtarın kızı avlunun taaa öbür ucundan çayları getiriyor herkese çay ikram ederken sıra o çocuğa geldiğinde çıkarıp kola veriyor.İşte filmin bence en müthiş sahnesi.Kadınlar ortalıkda olmasalarda herşeyi duyar ve bilirler ama sesçıkarmazlar, merhametlidirle r,adam ayırmazlar,herk ese olması gerektiği gibi İNSAN GİBİ davranırlar.Filmin bir yerinde savcı_Kadınlar bazen acımasız olabiliyorlar diyor buna ekleme yapmak istiyorum KADINLARI ACIMASIZ YAPAN ERKEKLERDİR.
En içten sevgi ve saygılarımla
iyi seyirler.
Alıntı
 
 
0 #4 Bir Zamanlar Anadolu Filmi Yorumu 3Ayca Sophia Ulus 22-10-2011 10:39
İşte kaderini kendi yaratmaya çalışan bu insanlar ahlaksız kocasını öldürtmüş olabilir mi,6 kişinin arabaya zor bindirdiği cesedi 2 kişi nasıl bindirmiş.Adam öldürmek suçtur,bir başkasının tarlasından izinsiz malını çalmak suç değil midir ya karını aldatmak?
Öldürülmüş olduğu bilinen bir insana niye otopsi yapılır ve otopsi niye o kadar ayrıntılı seslendirilir filmde,otopsi raporuna göre karar verilmesi gereken davalara bir gönderme midir ya da TESTERE filmine tüm bunların cevabı size kalmış.Bu film getirdiği sessizlik,yalnı zlık ve boşluk duygusuyla,mace ra beklentisiyle alay etmesiyle,işte şimdi film daha yeni başladı diye koltuklarına keyifle kurulurken bitmesiyle hatırlanacaktır .İnsanlar koltuklarına öylece oturacak bir müddet kalkamayacak ve düşünecekler.Bu film ne anlattı neyi anlattı.Abi hiçbi .....anlamadım bu filmden.Boşluğu istediğiniz gibi doldurabilirsin iz.
Alıntı
 
 
0 #3 Bir Zamanlar Anadolu Filmi Yorumu 2Ayca Sophia Ulus 22-10-2011 10:18
TANRI sadece kadınları özene bezene yaratmış bu topraklarda KAŞ GÖZ GERİSİ SÖZ misali.Zaten adı üstünde ANA DOLU.Toprak anayla,bereketl e dolu her kültürde tanrıçalara bol memeli,şişman heykelciklere dönüşmüş kadınlar,analar ,analarımız,ana dolumuz.Kadın korumada öyle ortalık yerde değil muhtarın lamba ışığında tinkırbel misali ışık saçan ay yüzlü ,peri kızı,erkeklerin yüzüne bakmaya utanan,gülmenin bile yasak olduğu.Zamanın sınırsızlığında uykusuzluğunu,y alnızlığını bazlama,baklava ,börek açarak yuğuruyorEzilmi şliğini ezilmiş buğdaydan elde edilmiş ,kendi saflığını bulduğu bembeyaz unlarda belkide beyaz gelinlikler içinde kurduğu hayallerle mi gidermeye çalışıyor.Merkezden uzakta olanların okuluda öğretmenide doğa olmuş besbelli.İşte muhtarın kızı ne olduysa acımasız bir kadına dönüşmüştür sembolik olarak, öldürülen adamın karısında 10 sene yetmiştir katılaşmaya,iki damla yaşı bile çok görmüştür kocasına ayağında kare topuklu ayakkabıları rahatlığının,er kek gibi karılığının sembolü
Alıntı
 
 
0 #2 Bir Zamanlar Anadoluda Film Yorumuna ekAyça Sophia Ulus 21-10-2011 17:03
Nuri Bilge Ceylan ismini bilmeyen birinin,onun minimalist yaklaşımını az sözle çok şey anlattığını,mes ajlarını ayrıntılara gizlediğini bilmeyen bu filmi anlayamaz,onun sessiz çığlıklarını duyamaz.Aslında bu filmi tamda onların izlemesi lazım yaşamayı sadece İstanbul-Beyoğlu-Bebek zanneden ipad,i bilmemne birsürü teknoloji arasında piyasaya yön vererek hayata yön verdiğini sanan İSAPİENS lerin.Anadoluya hiç gitmediyseniz çoğu insanın sorduğu soruyu sorarsınız 1.perde bittiğinde.Bu ne ya,bu adam bizimle dalga mı geçiyor.O an bir bocalama yaşarsınız.KALMAK MI GİTMEK Mİ?
İşte o git git bitmeyen yollar,bozkırla r sizin seyrederken sıkıldığınız ya sabır çektiğiniz yerlerde İNSANLAR YAŞIYOR,o ovaların içinde,karanlık da,sessizlikde.Şimdi anlıyorum ki birçok düşünür eren,evliya niye anadoludan çıkmış ve büyük şehirlerde gürültüde niye felsefe yapılmaz,yapıla maz.
ALLAHIN UNUTTUÄžU YERLER.
Alıntı
 
 
0 #1 Tuluhan Tekelioğlu röportajı hakkındaAyça Sophia Ulus 10-10-2011 13:05
Yukarıdaki yazınızdan Türk Erkeği sevdiği zaman şiddet uygular gibi bir sonuçda çıkabilir.Bu durumda dayak yemeyen kadınlar "Kocam beni sevmiyor" diyede düşünebilir.
Türk Erkeği Duygusal Kekeme demişsiniz.Kekemede olsa zorda olsa zamanda alsa sonuçta ağızdan bir kaç kelime dökülür yarımyamalak belli belirsiz ama bazı erkeklerin o iki kelimeyi hiç kullanmadıkları nı düşünürsek SENİ SEVİYORUM DEME ÖZÜRLÜ olduklarını kısaca sevgi özürlü olduklarını da söyleyebiliriz.
Bugün hoş bir yazı okudum:
Actions speak louder than words.
DAVRANIŞLAR SÖZLERDEN DAHA YÜKSEK SESLE KONUŞUR.
En içten sevgi ve saygılarımla.

Cengiz Eren'in Notu: Aslında genel olarak Türk insanının duygularını ifade edemediğini, erkeklerin ifade edemediği duyguların şiddetle ve kadında göz yaşı olarak ortaya çıktığını anlatmıştım röportajda. Ancak yazarın yaşadığı durumların etkisi ile bu cümleler "Türk Erkeği Duygusal Kekeme" şekline dönüştürülmüş olabilir. Benim açımdan ise Duygusal Kekemelik diye bir kavramla gazete okuyan çoğu insanın ilk defa karşılaşıyor olması önemli idi.
Alıntı
 

Yorum ekle


  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.

  • KiÅŸisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.

  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.

  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için kodun altındaki *Yenile* düğmesine basın.

  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiÄŸi durumlarda geçerlidir.


Güvenlik kodu
Yenile

 

Üyelik Girişi



E-posta Listesi

Seminerlerden ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen formu doldurunuz.