| Türk Erkeği Duygusal Kekeme Tuluhan Tekelioglu Cengiz Eren Sabah gazetesi röportajı |
|
|
|
| YAZILAR YORUMLAR - Yazılar & Yorumlar | |||
| Yazar Cengiz Eren | |||
| Pazartesi, 10 Ekim 2011 05:43 | |||
|
Türk Erkeği Duygusal Kekeme  Erkeklerin, kendilerini iyi hissedecekleri şeyler yapmaya başlamaları lazım. Acı çekmeye alışmış biri, eşini seçerken kendisine en çok acı çektirecek insanı seçiyor. Bu aslında doğru bir seçim, çünkü alıştığı modele uygun.  Elimde pinpon topları. Hedefim hepsini hedefteki kutuların içine sokmak. Beş toptan sadece birini sokabildim. Cengiz Eren gözlerimi bağlıyor, "Şimdi hedefi düşünmeden, sadece hissederek atın topları," diyor. Gözüm bağlı, elimdeki topları, kutunun olduğunu düşündüğüm yöne doğru atıyorum. Sonuç: Beş toptan dördü hedefini buluyor. İnanamıyorum! Bu şans mı? "Hayır, hedefe odaklanmak; sorgulamayı, korkuları, geçmiş yaşam tecrübelerinden kaynaklanan duyguları ortaya çıkardığı için, sonuç başarısız olabilir," diyor NLP uzmanı Cengiz Eren... Ezber bozuyor. Ona göre hayır diyemeyenler, korkularına yenik düşenler. Hayatı kararlarla değil, korkularıyla yaşıyorlar. Alt satırları okumadan önce sizden isteğim, korkularınızı düşünmeniz. Şimdi zihninizde bir kapak açıldı. O kapağı korkuyla mı kapatmak istersiniz? Yoksa değişime "Evet!" diyerek mi? Karar sizin. - NLP'de sizi en çok şaşırtan nedir?- Değişimin çok kolay olması. İnsan istediği anda değişebilir, insandaki değişim çok kolay. Hatta depremde 20 milyon insan, 45 saniyede değişti ama bu değişim dış önerme ile olduğu için hiçbir işe yaramadı. Önemli olan bizim iç önermelerimizle bunu sağlamamız. Türk insanı bu yaşanan darbelerle ekonomik krizlerle, korkularla yıllardır hipnoz altında. Uyandırılması gerekiyor. Darbeler, askerlik ve askerlikte erkeklere gösterilen sert tavır, öğretmenlerin çocukları ezmesi... ÖSS, YGS, OKS, KPSS sınavları, bizim duygularımızı fark etmemizi engelliyor ve biz başarı odaklı hale geliyoruz. Bu hale gelmek çok tehlikeli, Çünkü başarı odaklı olduğunuzda, başarmanız zorlaşıyor. Başarsak da mutlu olamıyoruz. Başarı temel amaç olmamalı. Önemli olan kişinin kendi hedeflerini organize edip, o hedefleri düşünmeden yaşamaya başlaması. Kendisini iyi hissederek. - Bu yöntemle kendinizde neleri değiştirdiniz? - İnsan nasıl mutlu olur? KADINA ŞİDDET KAMPANYASI HATALI - Kadına yönelik şiddeti, seven erkek mi uyguluyor? - 'Kadına şiddet uygulamayın,' demek, 'uygulayın' mesajı mı veriyor? - Erkekler bu duygusal kekemelikten nasıl kurtulur? Karar almak için korkudan arınmak lazım - Ne kaynağı bu? İçerisi ve dışarısı  Tuluhan Tekelioğlu
|
|||
| Pazartesi, 10 Ekim 2011 05:54 tarihinde güncellendi |
Yorum ekle
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için kodun altındaki *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.













Yorumlar
En içten sevgi ve saygılarımla
iyi seyirler.
Öldürülmüş olduğu bilinen bir insana niye otopsi yapılır ve otopsi niye o kadar ayrıntılı seslendirilir filmde,otopsi raporuna göre karar verilmesi gereken davalara bir gönderme midir ya da TESTERE filmine tüm bunların cevabı size kalmış.Bu film getirdiği sessizlik,yalnı zlık ve boşluk duygusuyla,mace ra beklentisiyle alay etmesiyle,işte şimdi film daha yeni başladı diye koltuklarına keyifle kurulurken bitmesiyle hatırlanacaktır .İnsanlar koltuklarına öylece oturacak bir müddet kalkamayacak ve düşünecekler.Bu film ne anlattı neyi anlattı.Abi hiçbi .....anlamadım bu filmden.Boşluğu istediğiniz gibi doldurabilirsin iz.
İşte o git git bitmeyen yollar,bozkırla r sizin seyrederken sıkıldığınız ya sabır çektiğiniz yerlerde İNSANLAR YAŞIYOR,o ovaların içinde,karanlık da,sessizlikde.Şimdi anlıyorum ki birçok düşünür eren,evliya niye anadoludan çıkmış ve büyük şehirlerde gürültüde niye felsefe yapılmaz,yapıla maz.
ALLAHIN UNUTTUÄžU YERLER.
Türk Erkeği Duygusal Kekeme demişsiniz.Kekemede olsa zorda olsa zamanda alsa sonuçta ağızdan bir kaç kelime dökülür yarımyamalak belli belirsiz ama bazı erkeklerin o iki kelimeyi hiç kullanmadıkları nı düşünürsek SENİ SEVİYORUM DEME ÖZÜRLÜ olduklarını kısaca sevgi özürlü olduklarını da söyleyebiliriz.
Bugün hoş bir yazı okudum:
Actions speak louder than words.
DAVRANIŞLAR SÖZLERDEN DAHA YÜKSEK SESLE KONUŞUR.
En içten sevgi ve saygılarımla.
Cengiz Eren'in Notu: Aslında genel olarak Türk insanının duygularını ifade edemediğini, erkeklerin ifade edemediği duyguların şiddetle ve kadında göz yaşı olarak ortaya çıktığını anlatmıştım röportajda. Ancak yazarın yaşadığı durumların etkisi ile bu cümleler "Türk Erkeği Duygusal Kekeme" şekline dönüştürülmüş olabilir. Benim açımdan ise Duygusal Kekemelik diye bir kavramla gazete okuyan çoğu insanın ilk defa karşılaşıyor olması önemli idi.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için