| Doğa, Doğal Afetler, İnsan ve Van Depremi |
|
|
|
| YAZILAR YORUMLAR - Yazılar & Yorumlar | |||
| Yazar Cengiz Eren | |||
| PerÅŸembe, 27 Ekim 2011 11:45 | |||
|
Van 7.3'lük depremle sarsıldığında, orada yaÅŸayanlar ve Türkiye'deki insanlar için hayat bir gün öncesinden çok farklı hale geldi. GeçmiÅŸte yaÅŸanan korkular ortaya çıktı, depremi yaÅŸamayanlar için. Depremin etkilerini yaşıyor olanlarda, kaybettikleri insanlardan ve mallardan  dolayı kendilerini çok kötü hissediyorlar. Bir deÄŸiÅŸim sürecinin hemen baÅŸlaması gereken anlardan birisi. Hayatı yaÅŸayıp yardım etmeye çalışmak, paylaÅŸmak, yalnız olmadıklarını anlatmaya çalışmak önemli. Ancak çok üzülmek yerine harekete geçmek, deÄŸiÅŸimi çok kolaylaÅŸtırabilir. Yazı deprem ile ilginç sonuçları size aktaracaktır. İnsan doÄŸal afetlere karşı her zaman yetersiz. DoÄŸal afetten kaçamadığında, dışına çıkamadığında zarar görüyor. Ya yaralanıyor ya da hayatını kaybediyor. Sel, yanardaÄŸ patlaması, deprem, yıldırım, fırtına ve benzeri bir sürü doÄŸal afet karşısında yetersiz kalıyor. Zira doÄŸal olayları ortaya çıkaran enerji çok büyük. Birikip sonra patlıyor. Hareket enerjinin büyüklüğüne baÄŸlı olarak ÅŸiddetleniyor. Ancak insanı hayvandan ayıran en önemli özellik kendisini koruyabilmesi. Ama kendisini korumayan ve koruyamayan insan o kadar çok ki. Deprem de bu doÄŸal afetlerden biri. Depremin özelliÄŸi katının sıvı üzerinde, maÄŸma tabakası üzerinde hareket ederken ortaya çıkan sıkışmaların patlaması sayılabilir. Karalar daha doÄŸrusu katı sıvı üzerinde hareket ediyor. Bu hareketler ise fayların üzerinde inanılmaz bir enerji birikimi yüklüyor. Hareket sırasında boÅŸluklar ortaya çıkıyor. Hem insan hayatında, hem zihninde ve hem de doÄŸada genel bir kural var. BoÅŸluklar doldurulur. İşte kıta hareketlerinin faylar üzerinde ortaya çıkardığı boÅŸluk bir gün doldurulacaktır. İşte bu doldurulmanın olduÄŸu gün deprem olacak demektir. İnanılmaz büyüklükteki bir kütle hareket edecek demektir. Ortaya çıkan bu hareket üzerinde bulunan herÅŸeyi hareket ettirecek ve sonuçlarını bizler göreceÄŸiz. Sıvı katının hareketini ortaya çıkarıyor, katı hareket ettiÄŸinde ise üzerinde ne varsa onu hareket ettirecektir. Üzerinde deniz olduÄŸunda Japonya örneÄŸinde olduÄŸu gibi tsunamiler ortaya çıkabilmektedir, depremin büyüklüğüne göre. EÄŸer üzerinde deniz deÄŸil de yapılar var ise, o zaman o yapılar da sallanacak ve dayanıksız olanlar yıkılacaktır. İşte bu yıkılma durumunda içeride olan kiÅŸiler de yıkılan yapıların altında kalabileceklerdir. Bir ev sahibi olabilmek için çırpınan ve uzun yıllar yaptığı tasarruflarla bütçesine uygun olarak bir ev alabilen kiÅŸi, evin saÄŸlamlığı, depreme dayanıklılığı ile ilgilenmemekte, sadece konumu ve içinin durumu ile ilgilenmektedir. Böyle olduÄŸu zaman özellikle fay hatlarının hareketli ve etkin olduÄŸu ülkemizde çok sayıda can kaybı ortaya çıkmaktadır. Burada ilginç bir noktayı da gözardı etmemek gerekir. Japonya depreminde görülen tsunami etkisinin bize gösterdiÄŸi gibi, depreme çok hazır olan ve hafif yapılardan oluÅŸan Japon yerleÅŸimleri, tsunaminin hareketine dayananamışlar ve etkinin azalmasını da saÄŸlayamamışlardır. Sarsıntıya dayanıklı yapılar sıvının hareketinde paramparça olmuÅŸ ve sürüklenmiÅŸlerdir. Van depremi ise bu anlamda katının hareket etmesi, katı üzerine insan eli ile yapılmış olan binaların yıkılmasını saÄŸlamıştır. Aslında doÄŸa burada da doÄŸal seleksiyonu gerçekleÅŸtiriyor. Zayıf olan yokolur, yıkılır. Yanlış proje veya eksik malzeme ile yapılan doÄŸal seleksiyon sonucu ile yıklılmışlardır. Kendisini koruyan insanın bu sistematiÄŸi düşünmesi hem kendisini ve hem de oturduÄŸu yapının saÄŸlamlığını önceden bilmesi gerekirdi. İkinci el araba alırken bile güvendiÄŸi tamircinin fikrini alan insan, ondan çok daha deÄŸerli bir ÅŸey alırken projesinin ne olduÄŸunu bile düşünmemektedir. Düşündüğü sadece mutfak güzel mi? salon büyük mü? banyo da iyi malzeme kullanılmış mı? yerler parke mi? ve benzeri ÅŸeyler düşünmekte ve sorgulamaktadır. Hayat biraz da görüneni deÄŸil görünmeyeni yorumlayabilmektir diyebiliriz. Bu sonuçlar çok önemli kayıpları ve acıları ortaya çıkarmakta, hayatta kalanlar için yeni oluÅŸan eksik sistematik içinde ne yapılacağı bilinememektedir. Deprem binaları yıkmış ve depremin ortaya çıkardığı kayıplar ise aile yapısının çökmesine sebep olmuÅŸtur. Birincisi fiziksel ve ikincisi zihinsel bir depremdir. Zihinsel depremin etkileri daha uzun sürecek, kayıpları olan kiÅŸiler önce hiçbir ÅŸey hissedemez duruma gelerek katılaÅŸacak ve daha sonra kayıplarına üzülmeye baÅŸlayacak ve en sonunda kendisini düşünmeye baÅŸlayacaktır. Olması gereken ise katılaÅŸmayı hemen bırakıp harekete geçebilmesidir. Bunu ne kadar kısa zamanda yaparsa, yeni sistematiÄŸi o kadar kolay oluÅŸturabilecektir. 17 AÄŸustos depreminde Eylül ve Ekim 1999'da askeri çadır kentlerde 12 seminer vermiÅŸtim. Seminerin adı "Depremle, Hayatla ve Kendimizle Barış" idi. Bu seminerler o dönemde herhangi bir sponsorluk alınmadan verilmiÅŸ ve ilginç sonuçlar ortaya çıkmıştı. Oradan bir kaç anektodu aktarmak isterim. Gönüllülere verdiÄŸim bir seminer sonrasında gönüllülerden biri yanıma gelip, "Cengiz bey, iki hafta önce bu bilgileri aktarsaydınız, gözünüzün üzerine yumruÄŸu yerdiniz. Ama ÅŸimdi yeniden hayata baÅŸlayabilmek için söylediklerinizin ne kadar doÄŸru olduÄŸunu görüyorum. TeÅŸekkür ederim" demiÅŸti. Üniversiteli olan genç kız depremde 4 arkadaşını kaybetmiÅŸ ve gönüllü olarak Çanakkale'de bir çadırkente yarıma gelmiÅŸti. Yine bir seminer sonrasında yanıma gelen bir bayan "Cengiz Bey ben otelde kat görevlisi olarak çalışıyordum. Çalıştığım otel yıkıldı. İşsizim ÅŸu anda. Ancak anlattıklarınızdan sonra farkettim ki, ben dikiÅŸ dikmesini biliyorum. Yıkılmış evimden dikiÅŸ makinesini getirip burada dikiÅŸ dikmeye baÅŸlayacağım." Bunu söylerken gözlerinde ümit ışığı belirmiÅŸ olduÄŸunu görmek çok güzeldi. Kendi kaynaklarının birinin farkına varmış ve en önemlisi kendisi için yeni bir "karar" verebilmiÅŸtir. Araba galerisi olan, evi ve galerisi yıkılan ve elinde kalmayan bir kiÅŸi de, "Bu anlattıklarınızdan sonra bir baÅŸlangıç yapmaya ben de karar verdim ve çadır kentlerde simit satmaya baÅŸlayacağım." demiÅŸti. Bir yerden baÅŸlamak gerekiyor, deÄŸiÅŸim için. Karar kiÅŸinin kendi kararı olursa tabii ki deÄŸiÅŸim sitenen sonucu ortaya çıkaracaktır. Hürriyet Gazetesinde yayınlanan Depremle, Hayatla ve kendimizle Barış" seminer haberini linki tıklayarak okuyabilirsiniz. Van Depremindeki acılar dinmeye baÅŸlayınca, o bolgedeki çadırkentlerde ve yörelerde bilgi aktarımları yapılacaktır. Deprem hayatın her içeriÄŸinde, ya da içeriksiz modelde deÄŸiÅŸim mesajı olarak algılanmalıdır. Â
|
|||
| Pazartesi, 31 Ekim 2011 17:40 tarihinde güncellendi |
Yorum ekle
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için kodun altındaki *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.












